4 Temmuz 2012 Çarşamba

CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM- FİNAL


           Sıra sıra bilezikler, inci dizisi küçük altınlar, yerlere uzanan yirmilikler- ellilikler... Düğünde takılan takılar başarının göstergesi ise Arkaik Harfler kesinlikle bir “Fatih” idi. İstanbul’u 17 yaşında fetheden Mehmet’den, Gargamela’da Darius’un ordusunu ezip geçen İskender’den, ‘Veni, Vidi, Vici’ Sezar’dan daha da büyük bir fatih. Kabasakal’a kayıyor gözlerim: Veyl Mağluba!  Boynuna sarılanlar, beline dolananlar, elini omzuna atanlar; kim oluklarını bilmediği ve olasılıkla bir daha öğrenme şansı bulamayacağı, ileride fotoğraflara bakarken ancak ve ancak Arkaik Harflerden isimlerini öğrenebileceği ama anında unutacağı; terli, makyajlı, bolca parfümlü kadınlar, kızlar, teyzeler ile yeni traşlı, ucuz limon kolonyalı, kravata yabancı, düğüne düşman, bakışları ile acıyan amcalar, delikanlılar kalabalığı. Göz pınarımdan iki minik damlanın kopma isteği sürtünüyor yanağımda, elimin tersi le hemen siliyorum.
            Sırrakalem kalabalıktan fırsat bulup fotoğraf çekmeye çalışıyordu omuz darbeleri altında. Yanına gittim yardımcı olmak için. Şu kalabalık dağılsın biz de fotoğraf çekilelim, dedi. Sezonun en büyük balığını yakalayan balıkçı gibi mi? Dedim; anlamsız bir şey söylemişim gibi yüzüme baktı. Dilime kızdım; tutamam işte bazen çenemi sonra ısırma telaşına kapılırım. Kalabalık tekrar tekrar platforma çıkıp fotoğraf çekilme, damadın gelinin yakasına paçasına yapışma ayinini bitirdiğinde en son biz arz-ı endam ettik. Daha doğrusu Sırrakalem hamle yaptı beni de çekiştirerek sürükledi. Kabasakal, ahh Kabasakal… Artık terlemiyordu. Klimanı katkısı diye düşünmüştüm ama ürkek ve tedirgin bakışları da gitmişti. Omzuna elimi attığımda başını bana doğru döndürdü, gözgöze geldik. “Olan oldu, boşver; yapabileceğin bir şey de yoktu zaten. Anlıyorum.” Şakralarım açılmış, Doğrudan Zihinsel Aktarım Yolu (Telepati) ile konuşmaya başlamıştık. Erkeklerin, hayatta kalabilmek için içgüdüsel olarak, kullanmadıkları genetik özellikleri, evlendikleri andan itibaren ortaya çıkar. Kabasakal’ın da başına bu gelmişti. Benimki zaten eskiden benzer macerayı yaşadığım için önceden açılmış sonra da kapanmamıştı. Şu halimizi görse  Levi Strauss, insanın toplumlaşması ve ailenin kökenine ilişkin görüşlerini gözden geçirirdi. İki damla yaş, göz pınarımı zorluyordu yine. Duygusallaşmıştım. Çiftin arkasından başımızı uzatıp Sırrakaleme baktım, bu halimi görmemesi gerekiyordu. Kabasakalın kulağına, dayanamıcam; sigara içmem lazım, dedim. Platformdan inerken, iki parmağımın arasındaki hayali sigarayı dudaklarıma götürerek ne yapmaya çalıştığımı anlamaya çalışan Sırrakaleme, önemli bir şey olmadığını sadece sigaralanmam gerektiğini anlattım. Klimalı mekanın dışına attım kendimi. Kimbilir kaç düğünün güruhu, sıcak ve tozun karıştığı, ağaçların bile insanlardan illallah dediği açıklıkta kendime insansız birkaç metrekarelik bir gölge buldum. Sigaramı yaktım… Kybele Ana bir zafer daha kazanmıştı, biz bir kişi daha eksilmiştik. Yapacak bir şey yoktu artık; Kabasakalın anısına sadık kalmam, yaşananları kaleme almam gerekiyordu sadece. Tam sigarayı yarılamıştım ki… Kulağımın içine iyi tanıdığım yumuşacık bir ses, burnumun deliklerinde bildiğim sevdiğim bir koku ile aynı anda doluştu:  I know what was passing through your  mind all day. (Bütün gün o muzır aklından neler geçirdiysen hepsini biliyorum, haberin olsun)
            Ensemden aşağıya doğru bir ürperti gezindi tenimde,  bütün tüylerim ayaklandı,   derin bir nefes çekmeye çalıştığım sigara parmaklarıma takılıp elimi yaktı, şaşkınlıktan dumanını yuttum.
    Eğer bu dünyada vampirlerden daha tehlikeli bir canlı varsa o da cadılardır. Döndüm. Burun buruna geldik. Dişlerimi göstererek Sırıttım. 

Temmuz 2012


4 yorum:

  1. arkaik balayından dönünce bütün bunlara kayıtsız kalmayacaktır kanaatindeyim :P

    YanıtlaSil
  2. Metnin edebiliği karşısında o bile yumuşacaktır kanaatindeyim.:P

    YanıtlaSil
  3. Yanıtlar
    1. Diğerlerini bilmem ama benim cadılardan memnunum.:))

      Sil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)