23 Nisan 2012 Pazartesi

SAYILI GÜN ÇABUK GEÇER...

 
      Başladığı gibi bitti...Kalabalık-tı. İnsan yığınıydı; bunun satışlara etkisi oldu mu bilmiyorum ama güzel bir gündü bizim için. Bir kere yalancı çıkmadım, indirimin katmerlisi vardı bazı yayınlarda. Bize değil belki ama Sırrakalemin bıcırık yeğeni ile benim kıza yaradı. 
       Tabii ben, bir de perşembe günü tek başıma gitmiştim... 

PERŞEMBE

    Perşembe günü tek başıma gitmiştim trilaylayliii diye şarkılar söyleyerek, hoplayıp zıplayarak ama   yetişemeyip Kerem Işık'ın, yetişmeme rağmen bir türlü salonu bulamayıp  Murathan Mungan'ın söyleşilerini kaçırmış, borsada boğa ve ayıların arasında kalmış gariban yatırımcı misali kara bir gün geçirmiştim.  Sırrakalemin bunda ne kadar katkısı var bilmiyorum ama ertesi gün müstehzi gülümseyişinden ve çantasına tıkıştırdığı o üstü iğnelerle dolu bez bebekten huylanmadım değil. Gezmenin de etkisi ile başlayan ayak  ağrısı yetmezmiş gibi yazarlığına zerre kıymet vermediğim ama emeğine saygı duyduğum bir abimize, daha fuarın girişinde yakalanmış, akıl sır erdiremediğim çalışkanlığı ile yazdığı iki adet dördüncü sınıf romanını almak zorunda kalmıştım. Ben adam bir roman yazdı derken meğer aradan ikincisini de çıkartmış. Roman Yazma Dersleri adı altında kaleme aldığı bir kitabı daha var. Ama bence önce kendisi okumalı; bu sabah göz atayım dedim yazdıklarına, yedi sayfada elli tane hata buldum. Böyle romanı ben iki lobumun birisini tatile gönderir diğeri ile yazarım. Perşembe için tek tesellim, paraya kıyıp uzun zaman önce okuduğum ama kitaplığımda olmayan Tomris Uyar'ın 'Gündökümü'nün iki cildini de almış olmamdı.

PAZAR

        Ne gündü  be! Bir kere Sırrakalem yanımdaydı; "iğnelenmek"ten kurtulmuştum! Son gün-dü cepte ne var ne yok bıraksak bile bugün ile sınırlıydı. Cüzdan ve kredi kartları tacize uğramaktan kurtulacaktı. Sabah yapılan kahvaltı sonrası sıcağı dağıtacak bir esinti eşliğinde fuarın yolunu tuttuk. Trenden inip tam 'Basmane Kapısı'ndan fuara giriyorduk ki... önümdeki adamın uzun boyu, geniş omuzları ve seyrekleşmeye başlamış sarıya çalan kumral saçları dikkatimi çekti. Tanıyorum galiba demeye kalmadı sol çaprazdan yüzünü gördüm: SADIK YEMNİ. Yüzümde anında sinsi bir gülüş belirdi. Hayır, adama kastım yok sadece bu satırları okursa eğer, 'HAYAL KAHVEM'in yüzünün alacağı şekil geçti gözlerimin önünden. Sinsiliğim daha da arttı ve Hayal Kahvem'de öldürücü etkiye sebep olacak olaylar zincirini başlattım: Sadık Bey, sizin bugün de burada olduğunuzu bilseydim, kitapları getirirdim yanımda imzalatmak için oldu mu ya şimdi, diye seslendim. Bu cümlemin bitişi ile yaklaşık bir saate yakın sohbetimiz; yolda başladı, kitap fuarının olduğu bölümün girişinde devam etti ve yayınevinin standında sona erdi. Sadık Yemni'nin hayat hikayesi elimde, isteyene satarım. Dedikodu sınıfına girebilecek bilgiler de var elimde ama buradan açıklamam; merak eden varsa  elektronik posta yolu ile bilgi istesin, hesap numaramı yollayayım.  Efendim, kendisi facebook denen illet aracılığı ile 'Kedi Söyleşi'lerinden haberdar olduğu gibi takip de ediyormuş. Seneye, Workshop dahil imza günü- söyleşi, her bir şeyin sözünü aldım. İki de kitabını imzalayıp birisini bana diğerini Sırrakaleme hediye etti.Yücel Hoca ve Zühal Hoca ile de mutat 'stand-önü sohbeti'mizi yaptık; yetmez dedik,  Kerem Işık'ın imzasına salça olduk, bolca gülüştük -yavaş yavaş yeni kitabını (roman) yazmaya başlamış. Bol bol standları gezdik, Sırrakalem Ayrıntının edebiyat grubunun kitap kapaklarına hayrandır- kapak tasarımlarını yapan kişinin babası ile tanıştık tesadüfen. Oydu buydu derken,  dört saate yakın zamanı kıtır kıtır doğradık. 

     Diş gıcırtılarınızı, hasetlerinizi, lütfen vestiyerde bırakınız yoksa seneye her gün gider yazarım...

13 yorum:

  1. ya ben kırmızı'ya gitmek istiyordum amaaaaa...
    tomris uyar mı aldın sen, niye söylemiyorsun hiç? hep benden gizli saklı kitap alıyorsun ama sen. ne hainsin ya...

    YanıtlaSil
  2. Yok yaa. Diyeyim de toplu iğne yerine, çuvaldız kullan di mi.:P

    YanıtlaSil
  3. cidden hainsin ya...
    iki dakka çay içmek için oturduk, bir baktım görmediğim bir kitap çıktı poşetinden... "bu nereden çıktı?" diye sorunca, "evet ya ben de anlamadım, bu nereden çıktı acaba diye bakıyordum" diyorsun utanmadan. edepsiz!
    ama bana kitap hediye ettin diye affettim :)

    YanıtlaSil
  4. Valla ben de anlamadım ama. ciddiydim ya. Nerden çıktı bu diye kitabı evirip çeviriyordum.:))
    İmkan olsa, Ayrıntının tüm kitaplarını alırdım sana ama cüzdan o kadar büyük değil.:)

    YanıtlaSil
  5. belki o zaman bu kadar mutlu olmazdım kim bilir :)

    YanıtlaSil
  6. hasetlenmek mi? hıhhh! nedenmiş o?
    gıııırrrrççççç :@ (sinirli yüz ifadesi) :)

    YanıtlaSil
  7. Dişlerin mi gıcıdıyor? Yazıkkk.:P

    YanıtlaSil
  8. Binlerce kafatası aşkına! Demek vaziyetler böyleyken böyle. Yoooo Avram, ben küstüm Sadık Yemli'ye bi kere. Asla barışmam... Deneme kitabı yazmadığı sürece:))

    Eğer deneme kitabı yazarsa, ilk kitabını bana imzalar diye düşünüyorum. Denemeci olabileceğini ilk keşfeden ben olduğuma göre:))

    http://hayalkahvem.blogspot.com/2011/09/keske-sadk-yemni-deneme-kitab-yazsa.html

    YanıtlaSil
  9. Denemelerini bilmem de Felsefi yazıları var.:)

    YanıtlaSil
  10. ÇOK UTANDIM ŞİMDİ.Sadık Yemni'yi tanımıyorum.(

    YanıtlaSil
  11. utanma domatessuyucum, yazar çok (artık yaşamayanları da sayınca hele...) hepsini tanımak zor. hem o da seni tanımıyordur, nolmuş yani :p

    YanıtlaSil
  12. Güzel bir fuar yazısı olmuş. Sadık ağabeyin de muhabbetine doyum olmaz hani. İşin ilginç tarafı ben de Pazar günü oradaydım. Karşılaşsak güzel olurmuş. Neyse, belki bir dahaki sefere :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadık Yemni ile bir saatten fazla sohbet ettik. Epey de dolandık içeride ama şans işte.:) Bir dahaki sefere beklemeye gerek yok, seneye geliver şu bizim söyleşilere.:P

      Sil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)