15 Nisan 2012 Pazar

BENİM ADIM SIÇAN; ISLAK SIÇAN...


  İzmir 17. Tüyap Kitap Fuarı başladı. Hem de ne başlama! Yağmuru da takmış peşine gelmiş. Giderken değil ama dönüşte otoparktan arabayı almak için kat ettiğim yol boyunca bir an  yakamı bağrımı açıp, vur ulannn ben ölmemmm; bu kadar mı gücün ha, bu kadarrr mııı! diye canından bezmiş adam çığlığı atmama ramak kalmıştı. "Benim adım Sıçan,Islak Sıçan.." desem, yanlış olmayacak kılıktaydım burnumdan damlayan sularla. Şemsiye? Ne şemsiyesi, delikanlı adamı bozar... Sırrakalem de, o sırada beni bi kenara atmış, kitaplarına sarılmış koruma telaşı içindeydi zaten, ondan  fayda yok-tu. (Kitapları kıskandım, bir sarılıyor ki akıllara zarar.) Zaten içeride yani kitap standlarının arasında hanımefendiyi zaptetmek mümkün değil; bir ara şimdi çantasından kar maskesini çıkarıp, yolda gördüğü  ilk kamyonu gasp edecek, fuar alanına dalacak ve  dolduracak hepsini diye telaş bile ettim. Belim ağrıyor, kendisi naif- nazik kadın o kadar kitabı taşıyamaz e ben de kıyamam; etme gitme gel haftaiçi sakin sakin gezer istediğin kadar alırsın diyorum ama dinleyen kim? Özür dilerim, bu dinlemiş hali...