29 Mart 2012 Perşembe

BAŞKALARININ HAYATI


             Bir başka insanın hayatına dâhil oldunuz mu hiç? Eksik oldu bu soru…
                       Bir başkasının hayatına, renksiz – kokusuz gaz bulutu gibi ona görünmeden, habersizce dâhil oldunuz mu? Onunla birlikte uyuyup uyandınız, onunla birlikte yemek yediniz, iş gittiniz, akşam arkadaşlarıyla buluştuğu barda birkaç duble bir şeyler yuvarladınız mı?
                           Ya da tam tersi, hiç tanımadığınız birisi hayatınıza dâhil oldu mu sizden habersiz ve rızanız dışı? Telefon konuşmalarınızı dinledi mi? Arkadaşlarınızla yaptığınız sohbetleri, karınız-sevgiliniz ile olan tartışmalarınızı, çocuklarınızın ders çalışırken size çektirdiği eziyeti dinledi mi? İnsanların en mahrem (olması gereken) yatak odasında dinledi mi sizi hiç?
Siz hiç yatağa üç kişi girdiniz mi? 
 Hayatına karışılan kişi siz olsaydınız ne yapardınız? Yatağınıza bir yabancı ile giriyor, siyasi tartışmaları onunla birlikte yapıyor, annenizin doktorundan yaptırılacak reçeteye ilişkin bilgileri birlikte alıyor olsaydınız?
 Ve tüm bunları, seneler sonra öğrenseydiniz?
 Bir gün bir anda, aslında asla yalnız olmadığınızı, yıllarca yaptığınız her şeyin kayıt altına alındığını öğrenip bir de sayfa sayfa okumak zorunda kalmış olsaydınız?
                      Tüm bu sorulara cevap aramıyor “Başkalarının Hayatı”…Bunlar cevabı belli sorular zaten. Doğu Almanya yani Demokratik Almanya Cumhuriyeti adı ile bildiğimiz bir zamanların mutlu Sosyalist ülkesi bugünün Almanya’nın doğu bölgesi tam da bu türden bir ülke idi. Bir ülke düşünün ki, tam 100.000 insanını, kendi vatandaşlarını izlemesi için devlet görevlisi haline getirmiş; bir ülke düşünün ki bu 100.000 görevlinin yanına resmi olmayan 200.000 kişiyi de eşini dostunu, mesai arkadaşını, komşusunu ispiyonlasın diye muhbir yapmış. Yani bir devlet düşünün ki, tam 300.000 insanı, diğer insanlarını izliyor, not alıyor, suçluyor ve devlet bu belgelere göre tutukluyor. George Orwell’in kitaplarından fırlamış bir senaryo gibi…
          İşte böyle bir senaryonun başkahramanı, bir oyun yazarı olan Georg Dreyman ile sevgilisi Crista Maria Siesland, STASİ adı verilen bu gizli polis teşkilatının başarılı sadık ve görev aşkı ile tutuşan Gerd Wiesler tarafından izlemeye alınıyorlar. Gerd Wiesler o renksiz-kokusuz gaz bulutuna dönüşüyor bir anda. Sebebi ise ironik sayılır. Sistemin her ne kadar benimsememiş olsa da sadık ve uslu çocuğu olan Georg Dreyman’ın kız arkadaşına, Bakanlardan birisinin âşık olmuş olması. Kadını elde etmeye çalışan Bakan, bu muazzam devlet aygıtını kendi uçkuru için harekete geçirip rakibinin siyasi açığını yakalayıp yok ederek, güzel oyuncu ama bir o kadar da sistem karşısında zayıf olan Crista-Maria’yı elde etmeyi hedefliyor.
                Görevine bağlı sadık- Gerd Wiesler de bu iş için biçilmiş kaftan çünkü daha tiyatroda görür görmez düzen dışılığını damgalıyor Dreyman’ın.
                Ama tüm o kodamanların ve sistemin unuttuğu ya da hiç düşünmedikleri bir şey oluyor  bu birlikte yaşam sırasında, Gerd Wiesman değişmeye başlıyor; etkileniyor Dreyman’dan. Dokunduğu bu başka yaşam önce düşünmeye sonra da değiştirmeye başlıyor Wiesman’ı. Değişim kolay olmuyor ama aynı zamanda Wiesman’ı ciddi bir yol ayrımına getiriyor: Ya Dreyman’ı her şeye rağmen yakalayacak ve büyük bir terfi koparıp düzenin sadık askeri olmaya devam edecek ya da değişimin beklenmedik sonucu olarak kurtulmasını sağlayacak ama bu yardımın bedeli kendi kariyeri ve geleceği olacak.
          Faşizmin rengi yoktur derken tam da anlatmak istediğim buydu aslında. Baskıcı ve terör yapılanmalarının tamamı insanların iyiliği için bunu yaptıklarını iddia ederler ve vaad ettikleri cennettir. Cennete giden yolları ise ya Pol Pot’un ölüm tarlaları olur ya da Stalin-Hitler gibi adamların toplama kampları. Geleceğin mutluluğu adı altında yok edilen insanların, tahrip edilen hayatların üstünden yükselir sahte cennetleri. Bu sahteliğin perdesini kaldırdığınızda karşınıza, Maria Crista’yı elde etmek için gizli polisi kullanan bir Bakan çıkar karşınıza… Bu kızıla bulanmış faşizm’dir. Karalaşmışının örneği de boldur, Yahudileri gaz odalarına göndermeden önce bedava iş gücü olarak kullanan Nazi Kodamanlarına bakmanız yeterli.
                  Kızılı-siyahı-sarısı aynıdır: Sizin adınıza sizin için daha güzel hayatlar kurmak; sizin adınıza ve sizin için cennet yaratmak… Tek bir talepleri vardır tek, basit sıradan bir talep. İTAAT EDİN…
(Dün akşam nasıl becerdiysem becerdim ve bu yazıyı silmeyi başardım. Geçen yıl Şubataylarında yazılıp yayınlandığı halinden ufak tefek değişiklikler taşıyor.)

1 yorum:

  1. izlediğim en etkileyici filmlerden birisiydi, hatta belki de benim için en etkileyicisi.
    çok güzel bi yazı olmuş Avram :) şöle bi gelip geçti kareler gözümün önünden..ve tabi kiii, benim adıma, benim için daha güzel hayatlar kurmak kimin haddine:) güç kime geçerse kirletiyo o eli ne yazık..

    YanıtlaSil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)