28 Şubat 2011 Pazartesi

BÖYLE OLUR USTALARIN TAŞINMASI

  Ev taşıyoruz...20 seneden fazla aynı evde oturan bir anneniz 

varsa 

 o evin bir yerlerinden Firavun mumyası çıkma olasılığı da var 

demektir.

  Zaten uzun zamandır millete sataşmaktan başka bir şey yaptığım 

yok.Yaklaşık On gün akşamları internet olmayacak gibi görünüyor.

   Meydanı boş bulacak arkadaşlara dönüşümde hesap sorma 


kapasitemin yüksekliğini anımsatayım dedim.







  

21 Şubat 2011 Pazartesi

SEN HİÇ EFLATUN RENKLİ FANATİK GÖRDÜN MÜ?

Fanatizm , ne din ne ırk ne cinsiyet ayrımı yapmaz.İdeolojisi de yoktur.

Fanatizm, özünde tutuculuğu çevresinde yasakçılığı barındırır.

Fanatizmin gözü kördür.Bağlı falan değildir hayır , doğuştan kördür.Gözbağını insan dilediği anda söküp atar oysa körseniz hele  gözleriniz doğraken olmuşmamış ise yapacak bir şey yok , düzelmezsiniz de.

Ağzınızı açsanız küfür sayılır ;kapatsanız hain.Fanatizm tek tip elbisedir insan aklının hapsedildiği cezaevinde.

İnsan ile yaşıttır fanatizm ve insanlık varolduğu sürece başucumuzda yer alacaktır.
Çünkü fanatizm denilen aslında insanın bencilliği ve çıkarcılığının bir uzantısıdır.

Yakar , yıkar , yok eder.Yetinmez , hafızalardan silmeye uğraşır,kadınsan tecavüz eder savaş meydanlarında yada cadı der yakar.Erkeksen , derini yüzer.Bazen , ikisini birlikte bir barakaya toplar , gaz odalarına yollar.

Gün olur kitap sayfalarından rahatsız olur , toplu kitap yakma ayinleri düzenler.

Cezaevlerine doldurur marş söyletir , falakaya yatırır , elektrik verir.

Asıl korkuncu ve tehlikelisi , minik çocukların aklına sızmayı düşünür , öğretmen olur ; okul kitabı kılığına girer ders olur.Anne olur baba olur terbiye etmeye çalışır.Fanatizmin askere de gereksinimi vardır çünkü.

Fanatizm , soruyu sevmez ; soru demek kuşku demektir , soru demek araştırmak demektir.Soru demek , farklılık demektir.Farklı olmayı sevmez fanatizm ve belki de bu yüzden fanatizmin rengi ya siyahtır yada gri.

Siz hiç eflatun renkte bir fanatizm gördünüz mü?

ŞUBAT ' 2011

17 Şubat 2011 Perşembe

CÜBBELİLER BASTI KAÇIN…

Efendim , cübbeliler bastı burayı...Demedi demeyin , artık yaşamınız eskisi gibi olmayacak...Görebildiğim kadarı ile üstelik etekli cübbeliler ağırlıkta.
Blogcuda ilk yazılarımı marifetmiş gibi yayınlamaya başladığım ve sağolsun Ayşegül'ün dürtüklemesi ile blogger'a geldiğim günden bugüne kadar "cübbe" kelimesini kullanmadığımın farkındasınız değil mi?Sıtkım sıyrıldı da ondan...Kolay kolay da kullanmıyorum zaten.Bu benim özel durumum ama yine de ara sıra "cübbeli" damarım tutar tutmaz değil.
Neyse konuyu dağıtmayayım , işte o blogcu günlerimde tesadüfen tanıdığım ama yazılarını keyifle okuduğum etekli-cübbeli taifesinden Nur-u Hayat nam Bursalı Avukat arkadaşımı kandırdım o da bu tarafa iltica etti.
Dedim , ünlü olursun hayranların çoğalır;yorum yazarlar bazıları seni sinir eder ama genelde iyidir yorumları.Üstelik güzel de yazıyorlar , ortalık hareketli ve de şenlikli.(Bu kadar uzun cümle falan kurmadım koca bir yalan.Daha kısa ve öz bir cümle idi -Orada harcanma sen de gel-)  Kandı geldi.Ama bence iyi ki geldi , ben yazılarını severek okuyorum , eminim siz de severek okuyacaksınız. Efendim adresi alt satırda veriyorum hadi buyrun ekleyin okuyun yorum yazın bize - kendimize benzetin Onu da.(Nasıl bir cümledir yarabbim)
Şişşşttt Sazan...Hadi bakiiim başta sen ekle üstadını (:D ) 


http://nurhayataltaca.blogspot.com/ 

16 Şubat 2011 Çarşamba

KIRKINDAN SONRA FAŞİZM

Post Modernite'nin edebi ve terimsel anlamı ile uzaktan yakından ilgisi bulunmayan tamlamalara kapak yapılmasına oldum olası sinir oluyorum.Ama Heyhat!!!
   Modaya uymaya karar verdim ben de.Fiyakalı durduğu ve derinlik değilse de vitrin anlamı kattığı da bir başka itiraf etmem gereken gerçek.
   Post Modern futbol (Bkz Barça ) , Post Modern Darbe (Bkz. İnternet bildirileri ve 28 Şubat ) , Post Modern Dayak ( Bkz. Dolmabahçe olayları ) olur da Post Modern Faşizm olmaz mı ?
   Biz yaptık oldu...Sonunda...


   TARİFİ :
     Bir adet müslümandan doğma sonradan olma Haham bulunur (Tuncay Efendi ). Bu arkadaş , Change araç suçuna iştirakten gözaltına alınır.(Resmi evrak , motor -şasi numaraları üstünden oynanmış araç ) Evinde arama yapılır altı çuval belge bulunur.Sorgulanır belgelerden bir cacık olmayacağına karar verilir ama belgeler çuval dizisi olarak sorgulamayı yapan Emniyet Amirinin  evinde güvenlik altına alınır.Bu olay herşeyin başladığı tarihten 6-7 yıl önce gerçekleşir.Bu arada memlekette türlü garip işler olur ; suikastler saldırılar bombalamalar...Soruşturmaları ağır aksak yürütülür...Yada biz öyle sanırız.Tam bu esnada , bir yerlere baskın yapılır sayın muhbir vatandaşın üstün öngörüleri ile , baskın yapılan yerde bir takım silahlar ve ile bir miktar mühimmat bulunur.Baskın yapılan yer , 1990 ların ortalarında memleketimizin meşhur Susurluk kazasına tanık olduğu dönemde , varlığı bilinen derin devletin uzantılarından birisine aittir.Geçen sürede o uzantılar , mutasyona uğramış girp virüsü gibi önce emekli olmuş sonra mutasyona uğramış suç unsurlarıdır artık.Bu durum dikkate alınmadan birden , soruşturmak çimn bir cengaver atılır ortaya.Aklına da sonradan Haham arkadaşın bilgi ve evrakları gelir.Gelir gelmesine de ilginç olan mutasyona uğramış unsurlar ile uğraşmaktan çok konuyu tartışan gazeteciler , Üniversite öğretim üyeleri , Rektörler v.s. ilgi alanındadır.Gözaltılar tutuklamalar aramalar taramalar başlar.Ha bu arada söylemeyi unuttum ; soruşturmayı bir zamanların özel yetkili mahkemeleri olan ve sonra Bilmem ne kriterlerine aykırı olduğu için kaldırılmış mahkemelerin yerine nedense İçişleri Bakanlığı’nın yakınmaları (!) sonucu oluşturulmuş ultra özel yetkili mahkemeler yürütmektedir.Nusret Demiral'ı kıskandıracak yetkilere sahiptir bu savcı ve mahkemelerimiz.
Soruşturmanın çivisinin çıktığı daha ilk günden belli olur.Müşterisi bol olduğu için hayranlık ve açlık nidaları eşliğinde dur durak bilmeden habire birileri önce gözaltına alınmakta sonra da tutuklanmaktadır.Aramalarda ele geçirilen belgelerden bahsedilir ama bu belgelere bir türlü savunma avukatları ve sanıklar ulaşamaz.Kerameti kendinden menkul gizli tanık yasasının da yardımı ile muhteşem kodları dışında hiçbir bilgi olmayan tanıkların ifadeleri havada uçuşmaktadır.Gazeteciler ve öğretim üyeleri tutuklanmakta , örgütün silahlı kanadı denilen insanlar dışarıda gezebilmektedir.Yüzbin sayfaları  bulan belgeler , yüzlerce klasöre ulaşan dosya ekleri , harbi gizli tanıklar , tutukluları ve tutuksuzları ile biraz geriye çekilip bakıldığında görünen , mevcut iktidara sesini çıkaran ve yükselten kim varsa hepsi içeridedir.Alkışçılar ise kesintisiz alkışa ve manipülasyona rahatlıkla devam edebilmekte ve hatta yerleştikleri köşelerinde , ülkenin aydınlık(?) geleceği için bir kaç kişiye hukuksuzluk yapılmasında bir mahsur görmediklerini de beyan etmektedir.(Bkz Ahmet Altan )
Son yaşananı görünce (Bkz Soner Yalçın gözaltısı ) ben fen ahalde kıllanmaya başladım.Bu arkadaşlar neden GeSe 'nin stadını 52.600 kişilik , alt ısıtmalı üstten kapatmalı yaptılar ki?
Zemin ile beraber tam kapasite sanırım 80-90.000 kişiyi rahatlıkla toplayabilirsiniz.Akustik te iyi dilediğin gibi bağır , çağır , ıslıkla...Bir kaç ay sonra gerçekleşecek seçimlerde bir de tutar şeffaf zarf kullanırlarsa tamam diyeceğim...Birbirine eklenmiş bir türlü tamamlanmayan soruşturmalar ile tutuklanan insanlar ; heryerden fışkıran (!) silahlar ;alkışçı medya organları ; kesintisiz küfür edebilen bir Başbakan; yakında Muhalefet Partilerinden de tutuklamalar başlar diyebilen akademisyenler ...Güya darbe girişimcileri araştırılıp yargılanıyor...Güya darbe kışkırtıcıları ve yasadışı örgüt kurucuları yargılanıyor...Ve tüm bunlar , mahkemeler eli ile yapılıyor...


Şimdi tüm bunlar Post Modern Faşizm değildir de nedir?Allahtan Kırkından sonra gördüm yoksa genç aklım ile bir gram bir şey anlamazdım...Andy Warhol tüm bunları görüyorsa , o meşhum sözünü değiştirirdi : Herkes Hayatında Bir Günlüğüne , Darbecilikle Suçlanıp Yargılanarak Meşhur Olacaktır.
Rica etsem beni şu kışta kıyamette meşhur eder misiniz? 

9 Şubat 2011 Çarşamba

 

Yolun orta çizgisi ,

Kesikli .

Boşlukları çakıltaşı.

Çakılların arası asfalt;

Sıcak , zifte bulanmış.

Bulantı , kırımsız

Kırımlar ben.

Kırıntısız ve kesik ve çizgili ve asfalt.

Şubat 2011

 

 

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)