19 Kasım 2011 Cumartesi

KÖRFEZE AY ÇARPIYOR/3


   MASADA 
  Yüzünü yara bere içinde iken izledin mi hiç aynada? Derinliklerine, büyüklüklerine, geçmişine baktın mı? Şef sormuştu. Şefleri severim, istediklerimi masaya getirdikleri sürece. Ne gelmiş önemlidir, nasıl gelmiş değil. Garsonlar, kapılara yaslanıp bekliyor. Sigara, tatsız nöbet arkadaşı dudak arasında. Masalar boş; bomboş değil ama. Ekseriyetle boş. Sis yayılıyor, ekseriyetle boş masalardan. Önce mekâna sonra sokağa; ağırdan. ‘Kezzaplanmış’ insanlar geçidi adeta. Yüzümdeki şark çıbanını okşuyorum. Mezelere bakıyorum tek tek. Çatalı batırıyorum favaya; ezmeyi tabağıma alıyorum patlıcan ile karıştırmak için. Rakı işaret ediyor, bak orada   kalamar var..  Bir kadın geçiyor geniş kalçalı, kolunda sepeti gül satıyor galiba. Yok, sigaracı o, dedi şef.
         Bir servis daha açıldı karşı masada,  rakısı da tamam. Genç mi yaşlı mı yüzünden anlaşılmayan bir adam. Kaldırıyoruz kadehleri; eşref için, şerefe. Aynı anda yaslanıyoruz sandalyenin arkasına, kaykılarak. Rezil rüsva ettiğimiz hayatlarımıza ağlıyoruz, şefin yanağından iki damla süzülüyor; benden gizleyerek siliyor yanağını; sigara dumanı kaçtı gözüme;    
      Yan masada, kapıya yakın, bir adam ile bir kadın. Yüzleri bulutlu, erkeğin koyu, kadının gri.  Konuşma balonları uçuşuyor başlarının üstünde, bir ben anlıyorum ne yazdığını.
Erkek: Yaptıklarımla geldim ben buraya, yoksa yolu bulamazdım.
Kadın: Yapamadıklarım gösterdi yolu, yapabilseydim burada olmazdım.
En eski masanın müdavimi,  tam üçüncü kadehinde,- her zamanki gibi  anlatmaya başlıyor, rakısından büyükçe bir yudum aldıktan sonra.. Siyah beyaz televizyon çocuğu idik biz;  radyonun sayın muhbir vatandaş döneminden kalma, şef devam ediyor; Siyah beyazlardan, renkliye geçerken öğrendik askeri darbeyi.
     Nümayişlerden eylemlere sıçramıştık; güneşi zapt etmek için Devrek’ten yola çıkan maden işçilerine “bin selam!”… Jule Verne’e ihtiyaç duymayan sloganlara sarılmıştık.                                                              
      Oysa Ay’a kadar ya gittik ya da gidemedik. Ay Delikanlısı oldum ben. Dönenlerin arasında yer almadım. Bir kayaya dayadım sırtımı. Ay’ın karanlık yüzünde uzanmış, Dünya’yı izliyorum.  İkinci dubleler de bitti; şişe boşalmıyor bir türlü. Gelen gideni aratmıyor. Aranmıyorum ki. Aynı kadın geçerken bakıyorum, yürümekte kararsız sanki. Duruyor. Üstündeki elbisede yazılar var. Tanıyorum cümleleri ama çıkaramıyorum. Yüzünü bana çevirmeden sen yazdın, diyor. Susuyorum. Gece mavisi bir elbise, derin yırtmaçlı. Saçları gür. Ayağında çizmeler, narçiçeği rengi galiba. Karanlıkta, seçilmiyor. Kalkalım diyor, kalkıyoruz. Birbirimize yaslanarak yürüyoruz. Nereye? Bilmiyor. 

21 yorum:

  1. Bu hali daha güzel olmuş. Son paragraf, Behçet Çelik'in bir hikayesi ile çok yakın. Şiirde olsa buna tevarüd derlerdi, yanlış hatırlamıyorsam.

    YanıtlaSil
  2. yazdıkların genelde etkiler beni ama bu etkilemedi ne hikmetse,belki ben modumda değilimdir...
    bu satırlarımı yayınlamak zorunda değilsin :)

    YanıtlaSil
  3. eline sağlık.
    eleştirmeyeceğim buradan :P

    YanıtlaSil
  4. N.Narda, Behçet Çelik'in hangi öyküsü? O ilk hali beni de sarmamıştı.

    YanıtlaSil
  5. Ebru, üç bölümün tamamı mı yoksa bu bölüm mü? ayrıca neden yayınlamayacakmışım, sarmadı değil berbattı, kötüydü, ,içine etmişsin malzemenin bile diyebilirsin.:)

    YanıtlaSil
  6. Sırrakalem.. Eleştirebilirsin. Özelden de.:P:P:P

    YanıtlaSil
  7. EL-EŞ-TİRİdine bandım yeterince bugün. sonra işalla, yine geliriz

    YanıtlaSil
  8. Seninki kendim çaldım kendim söyledim gibi bir şey olmuş.:)

    YanıtlaSil
  9. ben biliyorum ne halt ettiğimi, kendimi eleştiriyorum ki hemen, sana söyleyecek bir şey kalmasın :)
    uyanığım :p

    YanıtlaSil
  10. Ben de biliyorum seni. Açık açık eleştireyim de kafama yiyeyim bilgisayarı di mi.:P:P Yahu okuyamadım bile, geç geç geçç seslerinden.:P

    YanıtlaSil
  11. yapar mıyım? yaparım evet.
    geç diyorsam işe yaramaz oralar işte boşa zaman harcama diye söylüyorum, tı allam ya...

    YanıtlaSil
  12. Bu bölüm avram,
    ilk bölüme yorum yazmıştım ama ya ben göremedim ya da bloggerın azizliğine uğramış,gelmemiş sana :)

    YanıtlaSil
  13. Yayorum yapamayacaksam, ne diye okuyorum o kadar yazıyı o zaman. Okuyan benim, sana ne beğenirim beğenmem. Yazara bak yahu, okuyucusuna da karışıyor. "Burayı geç, kötü burası iyi, burası uzadı düzelttikten sonra oku.".:P:P

    YanıtlaSil
  14. Valla gelse, yayınlarım.:) Gelmedi demek ki..

    YanıtlaSil
  15. Hatırladığım kadar benzerlik yokmuş ama iki hikayenin havası birbirini çağrıştırıyor, mekanlardan mı artık bilemem :)Dolunayda Doğum Günü hikayesi. Gün Ortasında Arzu kitabında.

    YanıtlaSil
  16. Bende "diken ucu" var. Bulup okuyayım o hikayeyi..Mekan benzerliğinden olabilir.

    YanıtlaSil
  17. Domatessuyu... hıhhh.:P:P..:))

    YanıtlaSil
  18. Güzel bir yazı. Teşekkürler.
    Bir tek favaya çatalını nasıl batırabildin diyeceğim, ama bu fava başka bir şekilde yapılmış herhalde. :)

    YanıtlaSil
  19. Şule buna kesinlikle takılır demiştim, takıldın.:) Kaşık gibi daldırdım demek istemedim.:))

    YanıtlaSil
  20. Merhaba ,

    Blog linkimi değiştirmek durumunda kaldım..Söylemedi etmedi demeyin..:):)

    Sevgiler..
    http://mutemadyens.blogspot.com/

    YanıtlaSil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)