21 Haziran 2011 Salı

TAM ŞU ANDA

Hüseyin Usta, sen bu tekmili al.. Bilmiyor musun kardeşim favayı sade sevdiğimi? Ne bu inadına inadına ikidir?.. Oğlum kaldır şunu, sade getir. Yağı bol olsun, sıyırırken ekmeği de sevindirelim.
    Neyse birader, ne anlatıyordum ha tamam; 87 yılı, ben şu sanayiinin girişindeki Mendebur Recai'nin yanında kalfayım. Bıyıklar terlemiş hafiften, yaş 16 falan işte. Kanımız ateşli, piizlenip gidiyoruz maça.  Şimdiki gibi değil ot mot olmazdı. En fazla piiz. Bi de sigara işte. O zamandan alıştık merete.  Neyse haftasonu işler yoğun, maçlara gitmek zor tabii. Amma, virüs bir kere  girmiş kanımıza çocukluktan. Üstelik, takım istim üstünde bugünkü gibi de değil, sürünmüyorlar. Kılpayı kaçıyor  şampiyonluk her sene.  87'de, bu sefer tamam dedik.. Takım bomba, hoca Tamer kaptan, öf öff. Kök söktürüyor oyunculara.  Altobelli de gelmiş ki üçüncü hafta, akla ziyan. Nazilli maçında çapacılara voleyle bi takmış, Hasan Tahsin heykeli gibi kalırdınız o voleyi görseydiniz.
    Neyse birader işte, sezon kışa girmiş, maçlar çekilmiş öğlen saatine; c.tesiye denk geldi mi yandık. Çalışmaktan maça gidemiyoruz. Ben öğlen en civcivli zamanda kaçıyorum yemek bahanesi ile, elde transistörlü radyo. Küçüklerden, iki karış anteni çıkıyor. Kulağı dayayıp, dinliyorum. O zamanlar bu zamanlar gibi değil; uzun dalga-kısa dalga, İstanbul-Ankara-İzmir.. Bi de Bizim Radyo var, gece yayın yapıyor. Komünistlerin radyosu,  parazit atıyorlar arada bozuluyor yayını. Başka   bi şey yok. Hafta sonu televizyonda naklen yayın  hak getire, TRT anca radyodan yayınlıyor maçları. Birinci ligin maçları dışında bizim maçlara da bağlanıyorlar arada. Mendebur ayar oluyor bana  ama yapacak bir şeyi yok, sanayiinin en iyi kalfası benim. Herifçioğlu odasında, öğlen çay bardağında susuz götürüyor ben eşşek gibi çalışıyorum; sıkıysa ses etsin. Anca, mendeburluk yapıyor işte arada.
Usta, ciğer de yollasan. Arnavut olsun.. Biraz da roka.. Di mi, eksik kalmasın birader, masa.
     Neyse birader işte, bizimkilerin yine bu g.tepe ile maçı var bi  c.tesi günü, öğlen kaçacağım yemek ayağına, hazırlıklar tamam. Piller full, radyo cepte. Mesai başladı ama benim göz devamlı saatte. Maç saati yaklaştı, tam çıkıcam, bi Anadol geldi. Geçmiş zaman, kayış mı ne değişecek. Kopartmış dallama yolda. Ben usta baksın diyecekken seslendi bu Mendebur; koymuş rakısını, biliyor da maçın olduğunu, bana kıllık olsun diye tabii seslenmez  mi aracı yap da git zıkkımlan.. Al buyur. Gamatoyu basıcam herife ama.. Sonra peder de beni marizleyecek akşam. Mabad   yemiyor. Mecbur daldım araca, ikide bir gözüm saatte benim, maç gidiyor anasını satayım. Yallamşap yaptım arabayı, fırladım tulumlarla sokağa, yemeğe gidiyorum diye. Mendeburun dur nereye demesine fırsat bırakmadım. Bıraksam, dene aracı diyecek. Yer miyim? Hikaye tabii benim yemek işi.  Daha yandaki sokağa döner dönmez  çıkardım radyoyu, açtım anteni, yapıştırdım kulağımı maç yanını dinlemeye başladım, o köşedeki durağın dibine kaldırıma çöküp.
    Usta bi de cacık yollasan. Şöyle zeytin yağlınaneli. Cacığı güzeldir buranın.
     Radyo, bi o maç bi bu maç bağlanıyor ben söyleniyorum hadi ulan diye; derken sıra geldi  bizimkine. Spiker Murat Ünlü, mıy mıy anlatır bilirsin sen. Bu işte anlatıyor da anlatıyor; Ülken soldan indi içeri kesti, Rıza vurdu kafayı üstten aut.. Ulan skor versene mübarek.Yok. Sadullah daldı göbekten, Muharrem karşıladı. Lan maç kaç kaç, dinsiz imansız? Söylemez. Ben, sokak ortası salıyorum küfürü. En sonunda, "15. dakikada Rıza'nın dömi volesi ile  bir sıfır öne geçen  Karşıyaka.." lafını adam sanki  büfeciye  bi sigara versene kıvamında söyleyiverince.. Alllaaaahhh ben bi fırlamışım yerimden.. Çekiyorum Kafkafı tek başıma. Radyo elde, sıkı tutuyorum ama cepte ne var ne yok düşmüş, cüzdan kibrit, sigara... o gazla, önümde bir şeyler arıyorum, maksat Rıza gibi çakmak. Gözüme bi  çaydanlık ilişti. Kara, leş gibi  eği büğrü bi şey. Orta boy. Bildiğin çaydanlık birader. Çay demliği işte.
    Hüseyin usta, köfte at bu herif bitirdi köfteleri. Birader, tamam parasını sen vereceksin ama, insan iki tane de bana bırakır   yahu .Ya bi durun be kardeşim, lafım bitsin. Çaydanlık işte bildiğin...
   O gazla, olmuşum Altobelli Rıza; şutu bi çaktım  çaydanlığa.. durağın   demirden yapılmış eğri büğrü bi sundurması vardı, işte o sundurmaya çarptı. Birader çarptı ama, demir demire çarptı mı nasıl ses çıkar? Donk, monk diye değil mi? Bundan çıkan ses, Poffff.. Valla birader ciddiyim, poff diye bir ses çıktı. Gayri ihtiyari baktım çaydanlığa. Duman da çıkıyor içinden. Kulağım radyoda, gözüm bunda, huylandım tabii. Ama radyoyu bırakmıyorum. O Sado piçi habire geliyor. Alıyor alıyor, geliyor. Allahtan Muho var da göğüslüyor bunu. Muharrem birader, kaptan Muharrem. Adam mı geçer Ondan. Habire el enseyi yapıştırıyor Sadoya. Spikerin anlattığı bu,  ben nerden görücem, maçta mıyım? Bozma birader konsantrasyonumu. Bu çaydanlık şimdi poff ladı moff ladı duman falan çıktı ya. Radyoda da cızırtı başladı mı. Zor bela duyuyorum spikerin sesini. Anladığım heriflerin Çin Ordusu olup yüklendiği. O kadar. Gerisi cızırtı. Sanırsın, Bizim Radyo dinliyorum. Ben radyoyu kurcalarken gözüm kaydı tabi..  çaydanlıktan, bi ses geldi:
Ben cinim, dile benden bir dilek.
      Nooluyo  diye kafayı bir kaldırdım.. karşımda, simsiyah bir zebellaa. Böyle, bulut gibi sis gibi bir şey. Ayak mayak yok, sisin ucu o çaydanlığa giriyor. Besmele çektim hemen; radyo düştü elimden, ağzım beş karış açık. Gözler oldu  SKF nin bilyaları gibi. Bakıyorum, buna. Ağzımı da açamıyorum ama aklım da maçta. Gözümü zebellaadan ayırmadan, elimi uzattım radyoya yerden almak için, yoklaya yoklaya buldum. Kulağıma götürdüm, hâlâ cızırtı var. Bu aynı şeyi tekrarlıyor habire, bir dilek hakkın var dile benden ne dilersen..  Zebellaa susmaz, radyo cızırdar, maç gider benim ağzım beş karış, gözler bilya. Bi silkelendim, baktım bu konuştukça radyonun cızırtısı artıyor, sustukça azalıyor; sinirlendim tabii. Genciz de kan kaynıyor. Dalsam mı şuna dedim. Bu yine bir dilek dile sahip deyince... Olacak iş değil kardeşim. Maç gidiyor maççç. Radyoyu kulağıma koydum, cızırtı arasında bir şeyler  anlamaya çalışıyorum; spikerin zor bela sesini duydum.Birader  bi sus,  gol mol demeye kalmadı,   gol yemişiz! "Sado kaçıyor Muharrem kovalıyor"u duyunca anladım. Sado, Muharremi geçmişse kesin atmıştır da ondan. Muho niye kovalarsın yoksa Sado'yu?   Akşam öğrendik tabii. Sado, Muharrem'i kandırmış: Tekmeyi yiyince yerde kıvranmaya başlamış; bunlar frikik kullanırken fırlamış yerden, yok  durmuyordu maç.  Bu bi fırlıyor birader, Muho tepesinde tabii bir şey oldu mu diye. Muho'dan kurtuluyor ya, boşta buluyor topu asılıyor kaleye, çataldan takıyor. Bu numara yaptı ya, Muho da düşüyor peşine. Sado önde Muho arkada, iki tur atıyorlar. Onu söylüyormuş spiker. Benim duyabildiğim kısmı, Sado gol- Muharrem kovalıyor.. Ben bunu duydum ya, kan çıktı beynime. Bu yine demez mi, dile benden bi dilek. Alllaaah, birader ben o sinirle Ulan Allahın Arabı  maçı dinleyemedim senin yüzünden zaten, siktir git yoksa dalıcam sana demem mi?..   Dedim birader...Demez olaydım... Ben bunu dedim ya olan oldu.. Puff.. Gitti bu zebellaa. Yok, uçtu. Ara ki bulasın.  Arap uçtu çöle! Bi saniye bile sürmedi. Birader git dedik ya. Arap da dilek saydı, gitti. Ne bileyim nasıl gitti birader; Arabın sorunu o... Çaydanlık? Valla ben, o sinirle birader, kaldırıp attım dereye. Ciddiyim. Kaldırdım attım. Nereye mi? Ya siz o sokağı  biliyorsunuz. İşte onun tam köşesinden dereye salladım. Valla bak, size bir şey diyeyim mi, şimdiki aklım olsa o anda dellenmek yerine: Birader,  kır şu Sado'nun ayağını derdim. Yani  tam şu anda orada olmak, kır  Sado’nu ayağını demek isterdim biliyor musun?. Maç kurtulurdu, daha başında kurtulurdu sayemde hiç olmazsa. Yendiydik evet, 2-1 bitmişti maç. Olsun birader,  ben o sırada bunu nerden bileyim. Maçta değildim ki. O anda orada olayım, kır şu Sado’nun ayağını diyeyim isterdim. Sayemde maç almış olacaklardı. He birader, tam o köşeden salladım. Oradadır  nerde olacak ki? Ben size, şeyi de anlatmış mıydım? Şeyi oğlum, hani şu Kırşehir deplasmanını? Anlatayım mı?
O zaman hadi bakalım, 50'lik daha söyleyin. Biraz da şakşuka.. acılı ezme bi de.. iyi gider.  

Haziran 2011

15 yorum:

  1. Diplere bir de piiz ekleseydin keşke kim bakacak şimdi googledan. Üşendim:) Ama bilmiyorum cehalete bak.

    Bu arada tulum olayına çok güldüm ve aklımızda yokken düşürdüğün için de ayrıca kınıyorum seni. çok hoştu yine. Bir mim uydurasım geldi.

    YanıtlaSil
  2. Yaa işte insan böyle hanımhanımcık olunca nerden bilsin piizi deil mi?:)9 Pizz, piizzlenmek argoda, alkol almak, içki içmek anlamına gelir. sokak ağzıdır. Daha çok bira içmek için kullanılır.

    YanıtlaSil
  3. Ne yapayım, ebruli için habire açıklama yapmak zorunda kalınca aklıma geldi, ekledim.:))

    YanıtlaSil
  4. "piiz" aklımda bulunsun, kullanıp hava atayım. anadol demişsin bi de, içine doğduğum emektar düştü aklıma. vay be, kaç yıl taşıdı tüm aileyi sırtında zavallı. sonra da nankör gibi araba pazarlarında..

    ayrıca bu güzelim mim'i okudum ya, elime düştükçe sana paslayasım gelir avram; okunası yazıyorsun neticede. :)))

    YanıtlaSil
  5. O diil de, bizim Melih Kaptan okumuş.(Melih Ergen- yazardır kendileri ve nedense seviyor beni.Yazılarımdan dolayı değil ama üstad dedik bağrımıza bastık, cnaıma okuyor) Fena fırça yedim, argo yüzünden. Sen not aldım diyorsun, o saydırıyor. Üstelik bu temizlenmiş hali.
    Dükkan kapalı. Vallahi elimde bir metin var, onunla uğraşamıyorum bunlar yüzünden. Takıntılı adamım takılıyorum aklıma hinlik geliyor hadi yazayım diyorum al baiına belayı. Gözünüzü seveyim bulaşmayın da şu metinle uğraşayım. İçinde doğduğum mu dedin sen? E iyiymiş.:)) Anadol güzel arabadır ya. Bilmeyen bilmez.

    YanıtlaSil
  6. :-)) güzel hikaye Avram Usta, böyle heyecanlı heyecanlı anlatıyosun ya, nolcak diye bi meraktır gidiyor. 2 mim de bir arada çıkmış üstelik :-)

    YanıtlaSil
  7. Di mi heyecanlı heyecanlı.. Soran o e heyecan nasıl ve nereden çıkıyor?:))
    Nasıl olsa birisi çıkıp al bunu da al bunu da diyecek. O demeden ben dedim.
    Neyse birader, gerçek hayata dönme zamanı geldi.:)
    Hikayeydi, masal-mesel di derken, Sazanın babasının ürperti yaratan ayak sesleri, yorum- uğraşı sanatı falan.. Durulma zamanı geldi.:)
    Üç beş gün müsade bana. Yoruldum..

    YanıtlaSil
  8. yok yok istemem yan cebime koy ayakları bunlar anladım ben. kardeşim hem mim falan istemem deyip hem de böyle yazarsan sen kendin kaşınırsun demedi deme!

    Büyük-Deli'yi de nasıl merak ettim bu arada bilemezsin :))

    YanıtlaSil
  9. ÇOk ayıp.. Ayak ne demek.. Böyle derken, yazının iyi olduğu anlamında kullanıldı ise bu sizin görüşünüz hanımefendi. Bendeniz hâlâ ne buluyorsunuz şu saçmasapan şeylerde konumumdan bir milim bile kıpırdamış değilim. Ama yine de bu anlamda ise teşekkür etmem gerekiyor değil mi?:))
    Aslında ikisi ayır ayrı lakapları Büyük Muharrem ya da tek başına Deli.. HAkikaten deliydi. 1990 dı sanırım, bir maçta kaleci Yuriçeviç aut kullanırken top bunun kafasına çarptı. Adam maç falan demedi Yuriyi dövmeye kalktı. 87'de şampiyonluk kesinleşmişken son maçta, düşme potasındaki Mersin İdman Yurdu ile MErsinde oynuyorlardı. Mersin, yağlı börek kıvamında bizim kafileye, beraberlik yetiyor onlara. Mç başladı, top çeviriyorlar ikisi de. Ne bizimkiler ne onlar gidiyor karşı kaleye. 30 lu dakikalarda Mersinin ortasahasından birisi topu sürüp, 30-35 metreden şut çekti, direkte patladı top. Muharrem adamın üstüne koşup yakasından tutup silkeledi. Gıkı çıkmadı Mersinlinin. Sonrasında da kimse gelemedi kaleye bütün maç boyunca. Geçen sene sormuştum kafa çekerken, kaptan ne demiştin diye. "Ulan, acıdık üstünüze gelmiyoruz, bir kişi daha yarı sahayı geçerse topunuza dalarım." demiş. Geçen yıl yardımcı antrenördü, hoca istifa edince onlar da etti. Gel senedini al demişler kulüpten alacaklarına karşılık. Haber yollamış, "Siz o senedi ödemezseniz benim icraya vermem için Büyük Muharrem ismimden vazgeçmem lazım. Büyük lakabımı benden satın alacak para yok daha."
    Böyle bir deli işte. Kalmadı bunlardan.

    YanıtlaSil
  10. sizin saçmasapan şeklinde tanımladığınız o şeyler bazı kalemlerde böylesine güzel kelimelere dönüp hem yazanı hem okuyanı mesut ediyor sayın usta dikkatiizi çekerim bu bir.

    ben şu neslinin son örneklerinden olan deli abimle denk gelirsek eğer tanışmak isterim bu da iki.

    YanıtlaSil
  11. İlla mest olacağım diyorsan, Hakan Uyurkulak'ı okumaya devam et bu bir.:)
    Bostanlı'da akşamüstüleri nargile tokurdatırlar, geldiğinde tanıştırırım bu da iki.:) Ama cazip bir tarafı yoktur, adam konuşmaz ki. İKi kelimenin çıkış hızı 48 saate eşittir. Asıl, denk gelirsek Altobelli'yi ve Ekrem Abiyi dinle sen. İkisinde de çene bol.:)) Bir de okur yazar takımıdır bunlar.:)

    YanıtlaSil
  12. ben murat uyurkulak'ı okumayı tercih ediyorum bu bir.

    belki beni görünce sohbet edecektir. kelimesizliği sizedir. hem ben vazgeçtim hepsiyle birden tanışmak istiyorum bu da iki.

    YanıtlaSil
  13. İzmir'e geldiğinde bakarız.:)

    YanıtlaSil
  14. Ha Hakan, Ha Murat.:)) Anla işte okumadığımı.:)))

    YanıtlaSil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)