8 Mayıs 2011 Pazar

İBİŞE NASİHATLER-2

HUKUK MU GUGUK MU?

Sevgili İbiş; İşin aslı, sevgili mevgili değilsin benim için. Hazzetmiyorum İBİŞLERİ, amma velâkin yapacak bir şey yok, memleket sulak İbişi çok, katlanacağız. Biz konumuza dönelim. Şimdi İbişlerin, en büyük dayanağı bu dönemde malumun Ergenekon nam-ı müstear isimli dava. Mecburen "Hukuk" denen guguk kuşu tekerlemelerini de bu dava üzerinden araya notlar serpiştirerek anlatacağım sana. Al eline kağıt kalemi. Aldın mı? Tamam.


Şimdi, İbişim... Toplumlar "rahattır", hele insan denen mahlukat "çook rahattır". İnsanı rahat bırakırsan, toplumsallaşır; toplumsallaşan insan daha da rahatlar fazla rahatlar alır başını gider. Onun için disipline gereksinimleri vardır. Hah, işte o disiplin aracı da yasalardır. Hani sen demiştin ya "Ben rahat bir disiplinden yanayım diye". Düşündüm düşündüm ula ne ki bu İbişin rahat disiplin dediği diye ancak bu kadarını bulabildim yoksa devreyi yakacaktım. Şimdi, bu yasaların toplandığı ve de düzenlendiği alana da Hukuk denir. Yani, senin içtiğin sudan s.çtığın b.ka kadar uzanan bir alan olur çıkar. Tabii yayganlığı ve büyüklüğü genişliği falan işte bu kadar olunca da işin b.ku çıkar. Çünkü Hukuk Nedir sorusuna verilen cevaplarla, hukuktan kaynağını alan yasalar bazen birbirine girer de ondan. Her yasa, hukuka uygun olmaz. Uygun olmazsa ne olur? Ne olacak canım verirsin zopayı, hukuk uyar. Sıkıysa uymasın. Yoksa, DGM ler kalksın diye biz bir yerlerimizi senelerce sıkmışken, yüzlerce insan o kıyma makinelerinin çarkından geçmişken, kaldırılıverdi. Yok, viagra kullanmadılar. AB aldılar oral yoldan. Amma olur mu hiç, sistemin adamları rahat durur mu, herifçioğulları iktidarı ele geçirmiş; kifayetsiz muhterisliklerinin farkında olamadan muktedir olmuşlar; Amerika'da bizon yetiştiriciliği üzerine ihtisas yapanların Pensilvania'daki üretim çiftliğinden, senelerin çabası ile oluşturulan kadroların kullanım zamanı geldi her yeri bizonlar sarsın memeleketimin talimatını da baş bizon hazır vermişken... Olacak iş mi? Olmaz tabii, olmadı da. Ne yaptılar, ÖZEEL YETKİ verildi, savcısına, hakimine. Ahan da buyur. Uydurdular işte İbişim. Çünkü HUKUKTA, CEZA HUKUKUNDA ESAS " DOĞAL YARGI VE DOĞAL YARGIÇ" ilkesidir. Bir kısım suçlar için özel yetkili mahkemeler olmaz.
Sanıkların, savunma hakları kısıtlanamaz der, HUKUK.
ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER Yasası ise der ki, Sanıksan sanıklığını bil, ben dosya kapağını kaldırır bakarım " Ufff babam sen yandın neler var bu dosyada biliyon mu" derim yeter, der. Sanıktan deliller saklanır adam kafayı yer ben niye buradayım diye. Öyle yetkilerle donatırsın ki savcısını, polisini eskilerin DGM cileri oturur protesto ederler zamanında bize bunları niye vermediniz diye. Rahat Disiplin anacım bu. Herkese verilmez- diyemezsin. Dememek lazım çünkü.Onlarınki da can sonuçta.
-Delili görülmez
-Avukatı dava sebebi belgeleri dosyasında bulunduramaz, inceleyemez.
-Savcı gider savcıyı tutuklar.
-Polis, polise baskın yapar; kesmez asker toplar. Yetmez, elinde tost makinesi ile servis arayan emir erini suikast timi diye sorguya alır; adamın silahı kuru soğan çıkar meğer ahçıymış. (Madalya verin lan, içeri atana kadar, soğanla adam ölürme becerisi var.)
-Bir arama emri çıkarırsın, arama emrinde adres yanlış olur sanıkları üç saat derdest edersin aslında arama yetkin olmayan evin içinde. Adres düzeltilir faks çekilir bu sefer de faks yanlış karakola gider.
-Bir arama emri çıkarırsın, aranacak olanların adresi ile baskın yapılan adresler aynı değildir; o adreslerde başkaları oturmaktadır ama sen yine de arama yaparsın. Aramada da suç delili bulursun!
- Bir delil var dersin, delili hazırladığı söylenen kişi o sırada okyanusun ortasında askeri gemidedir ve şahsi b.sayarı falan yoktur. Ana b.sayarları da kullanmamıştır.
-Bir günde 200 arama var dersin, o arama dediklerin baz istasyonu sinayi çıkar.
-Telefonda 150 isim var dersin, virüsle isimlerin telefona bulaştırıldığı ortaya çıkar; yapanlar pardon! der.
-Sanık kaçma şüphelisi dersin, adam üç yıldır içeridedir ama hâlâ ifadesi alınamadığı için, neden suçlandığını bilmemektedir. Ama gazeteler bilir, hem de ertesi gün; yazan da gider ilk seçim de milletvekili adayı olur.
- Memleketin yarısını örgüt üyesi deyip içeri alırsın, ama dışarıdaki salaklar hâlâ örgüt üyeliğine devam etmektedir. Lider yok, adam talimat alıyor.Nerden?  Her gece sakallı giriyor rüyasına.
-Darbeci dediklerin, gazeteci-yazar-öğretim üyesi... Silahı var mı? Var, T cetveli,kalem, kalemtraş,defter, cep telefonu.
-Darbeci dersin, askerleri içeri alırsın en üst komutanları, benim haberim yok der peki dersin, Narlıdere'de evinde konken oynamaya devam eder.
- Ergenekon adını ilk kez telaffuz edenleri, Ergenekon üyesi der içeri atarsın; darbe günlüklerini yazan gazeteci darbeci olur içeri alınır. Okudum, Nedim Şener'i ziyarete Hırant'ın abisi de gitmiş. Aklıma geliverdi demek ki Hırant yaşasa O da Silivrideydi bugün.
-Adam gizli tanık olur, içeriyi haraca bağlar. Sorarsın, dünyadan haberi yoktur.
-Adam gizli tanık olur, olayları çarpıtarak yazan gazeteci çıkar.
-Adam gizli tanık olur; bir gizlidir ki kim olduğunu asla bilemezsin. (Bu işi en iyi yapan ABD dir, orada bile tanık mahkemey çıktığında, açık sorguya çekilir.)
Faşist Cuntanın mahkemeleri bile örgüt dosyalarında, ana davadan diğer dosyaları ayırmıştır ki yargılama tamamlanabilsin diye, seninkiler ellerinden gelse, Çüngüş Tapu Kadastro MAhkemesinde 6 yıldır devam eden benim dosyamı bile dahil edecekler.
Bak, bunlar bir anda aklıma gelen saçmalıklar ve hukuksuzluklar. Peki yasaya aykırı mı? Olanı da var, olmayanı da.. Nürnberg Mahkemeleri var-dı bilir misin? 1945'de kurulan. Orada bir içtihat yaratılmıştı ve der ki o içtihatta: Yasalar açıkça insan haklarına ve evrensel hukuk kurallarına aykırı ise, hiçbir kurum ya da kuruluş bunlara sırf yasa oldukları için uyamaz. HUKUKUN DİRENME HAKKI VARDIR VE BAŞLANGIÇTA BU KURUMLAR UYMAK ZORUNDADIR. Bu içtihat sayesindedir ki, Nazi Gangsterlerinin hakim ve savcıları ve polisleri de insanlığın gazabından paylarına düşeni alabilmiştir.
Yoruldum.. Sonra devam ederim.. Sen oku, zaten ancak an-la-maz-sın.

6 yorum:

  1. Yasemin çayı diyordum tam.Göndereyim mi?

    YanıtlaSil
  2. Ben bi tek, Rize turist içerim. Bak, bunu da anlamam. Rize'nin çayıdeğil mi bu, neden turist çayı? Rizenin dışı heryer ecbeni mi oluyor bunlar için de turist diyorlar? Çay yaprakları gezintiye çıkıyor mu varsayıyorlar? Turist dediğin gezer tozar geri döner. Çayı geri dönsün diye mi paketleyip satıyorlar? Yoksa bunlar çayın hasını kendilerine saklayıp, bizi mi kazıklıyorlar?
    Sen şunlara siyanürlüsünü yollasan da beni kurtarsan.

    YanıtlaSil
  3. Bende Lipton Karadeniz çayı seviyorum.
    Şimdi liptonda da karadenizliler mi var?
    Aaaa çok ilginç değil mi?
    Rize de turisler var.
    Liptonda da Karadenizliler.

    YanıtlaSil
  4. Biz çay diye ne içiyoruz ki?

    YanıtlaSil
  5. yemedim içmedim, gittim tefecilerden para aldım, elimde ne varsa satıp savdım.... bütün yasemin çaylarını toplatıcam piyasadan. gerekirse bu uğurda banka bile soyarım.

    YanıtlaSil
  6. Dur dur, bunlar yasemin değilmiş ki.. Başka şey çıktı.

    YanıtlaSil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)