7 Mayıs 2011 Cumartesi

İBİŞE NASİHATLER-1

  Bu memleket İbiş yetişmesi için yetkin ve de etkin topraklara sahiptir. Hangi suyu verirseniz alır, hangi köşeye koysanız büyür türden bitki değildir İbiş; o yüzden Dünyanın nadide toprağıyız.Boldur, çok aramana gerek olmaz ve nerede  nasıl karşınıza çıkacağını bilemezsiniz. Bendeniz uzun zamandır bu İbişlerden uzak durmayı başarıp kendi halimde yaşar giderken... Dün en hasından, en babasından bir tanesine denk geldim. Hem de ne denk gelme. Humusu bol verilmiş toprağına, sulaması ve suyu tam gür yetişmiş.
  Atsan atamazsın, satsan satamazsın. İbiş denen tür, böyle bir şeydir. Bulaştı mı öldür Allah peşini bırakmaz. Paçana dolanır, üstünü başını batırır; bununla yetinmez dolanmaya kalkar. Sabah akşam önüne çıkar durur. Zaten, bu boktan özellikleri yüzünden adı İBİŞ dir ya.
  Memleketimin güzide İBİŞ lerinden birisi de işte dün geldi bulaştı bana dedim ya, yapacak bir şey yok.Elimize klavyeyi alıp arada sırada nasihat ver mek zorunda kalacağım. İBİŞçe'de buna gerçi "AYAR" diyorlar ama biz caanım Türkçemizin içine etmeden, "nasihat" diyelim ki okuyanlar da
anlasın.


SİYASET ÜZERİNE NASİHATLER :

1- Güzel İBİŞİM bak şimdi, bir ülkede eğer siyasi partilerin işleyişine ilişkin düzenlemeler sayesinde , siyasi parti yöneticileri  tek taraflı olarak, delege-örgüt yöneticileri-parlamenterleri belirliyor ve örgütlerinin söz hakkı olmuyorsa, bunun adına DEMOKRASİ denemez. O siyasi partilerden hangisi olursa olsun iktidarda yer alıp da ve bu düzenlemeleri düzeltmek için ayak serçe parmağını bile kıpırdatmıyorsa o yönetim ya da siyasi partiye demokrat niteliklere sahip bir parti denilemez.

2- Şirin İBİŞİM, eğer bir ülkede seçimler sırasında ikili baraj sistemi uygulanıyorsa ( seneler sonra kalktı Allahtan bizde bölgesel baraj ) ya da tekli baraj sistemi uygulansa da baraj baraj değil ÇİN Seddi mübarek dedirtecek yükseklikte ise ve iktidardaki siyasi partinin tüm yaptığı kıçını dönüp sadece seçime girmek ise; o siyasi partinin demokrat denilemez. 

3- İBİŞLERİN KRALI ( İltifat ettim, kıymetini bil ), bu kuş uçmaz kervan geçmez memleketimin kıraç topraklarında çok eşşek yetişir. Neden? çünkü memleketin her yeri yokuş. İniyorsun yokuş, çıkıyorsun yokuş. Hele Ankara'yı görsen.. Yokuşlarda en doğru  eğimi kim bulur? Eşşekler. O yüzden de sen, tırman babam tırmanacağım diye uğraşırken bir bakarsın kafanı kaldırdığında, eşşekler kervan olmuş yürüyor tıngır mıngır. ( Nieztsche namlı dedem sakallı başka türlü anlatmıştır bunu ama sen ancak bu şekilde anlayabileceğin için böyle yazdım; sana eşşek falan dediğim yok yanlış anlamayasın )
      Normal insanın durup düşünmesi lazım tabii, neden böyle? Şu nedenle İBİŞİM: Bu parti denen naneler partiden başka herşeye benzeyip, BAŞİBİŞLER, YARDIMCI ROL İBİŞLER VE İBİŞLER tarafından parsellendiğinden, siyaset okulları, siyaset akademileri, parti örgütleri gibi kurumlar ortadan kaldırılmıştır. Bu yokluklar arasında, tutup da ben - o çıkacak değil ya; eşşekler çıkar saiyaset yokuşunu. Dur dur yahu, "Senin kuyruk acınnn varrr" falan deme, acı yok niyet de yok bende. Böyle işlerle uğraşmaktansa, denizde fink atan bir çipuranın peşinde olta sallamak çok daha önemli bir iştir benim için. Çünkü o çipura denen namussuz oltaya gelmez kolay kolay, akşama kadar uğraştırır seni.
4- Güzel İBİŞİM, parlamenter denilen insan, insandır. Yani, diğer insanlardan farklı bir yaratık değildir anlamında. Memleketimin güzel insanı rahmetli Eralp Özgen Hocamın dediği gibi " İnsanlar, suç işlemeyeceğim diyebilir ama asla yargılanmayacağım diyemez" düsturu gereği yargılanabilmeleri gerekirken... Yargılanamazlar. Neden? Çünkü onlara aşı yapılır parlamentoya girerken de ondan. Bağışıklık aşısı. Ne yaparsa yapsın, kimse yargılayamaz onları. Adam, rüşvet almıştır yargılanmaz; görevi kötüye kullanmıştır yargılanmaz; hakkında yolsuzluk sebebi ile soruşturma açılmıştır yargılanmaz. Hep o bağışıklık aşısı sayesinde. Muhalefet yırtınır, gelin şu aşıyı kaldıralım diye ama muktedir olmaz der; aşıyı kaldırırsa baş muktedirin de mahkemeye çıkması gerekir de ondan. Demek ki neymiş: Olmaya devlet cihanda bu aşı gibi... Yap aşıyı kurtul..  YAŞASIN DEMOKRASİ.
5- Şimdi İBİŞİM, Anayasanın bir maddesinde ( hangi maddesi deme başlarda bir yerlerde aç bak işte ) Der ki; ha bu dinine yandığımın ülkesi Sosyal bir Hukuk Devletidir. Hukuk kısmına elbette geleceğiz ama konumuz o değil şimdi. Biz, daha Sosyaldeyiz. Sosyal Hukuk Devleti dedikleri yerde vatandaş, banka önlerinde sabahın 3 ünde sıraya girmez, 100 lira için. Ya da 100 kilo kömür için dilenmez. Yılın bir ayında sokaklara çadırlar kurup iki kap yemek dağıtılmaz. Ne yapılır? Ücretsiz Sağlık- Ücretsiz Eğitim - Ücretsiz UlaşımHizmeti verilir. Ha, bunlar cepten yapılmıyor ya diyorsan sen de haklısın o zaman gereksinimi olana ücretsiz yaparsın. Allahın bu Dünyayı yarattığı günden beri (tektonik yerkabuğu hareketleri durduğundan beri aslında ama kafan karışmasın, ilk söylediğim gibi oldu bil ) var olan yarımadayı kesip biçmeye kalkarak değil. İşi olmayana iş olanağı yaratmak için deme bana yemezler. İlk köprü yapılırken de güzergahı gizliydi, ikinci köprü yapılırken de. Tünel kazılırken çıkanlara 3-5 çanak demezsin. 3-5 bizim burada 3 lü 5 li toplu ulaşım biletinin adı. Onların adı tarihi eser. Gene konu dağıldı dur toplayayım. Sen bunları yapmaya uğraşmak yerine, çay- çorba- buzdolabı- çamaşır makinesi dağıtıyorsan (çamaşır makinesi dağıtılan köyde su yok anasını satayım ya su yok!) buna ben Sosyal Devletim yapıyorum, diyemezsin. Listeler ellerde geziyorsa, kimlere dağıtılacağının kriterleri belirlenmiyorsa ya da aslında belirli ama açıklanmıyorsa... Olmaz.. Böyle Olmaz, ben insan gibi gereken yardımı nakdi sağlayacağım diyene de kaynağı nerden bulucan lan!! Diye çakşıdıktan sonra tutar, kendin bu işlerin koordinasyonu ve tek elden tek seferde, gereksinime göre ekonomik destek sağlamak biçiminde yapılıp, gıda ve benzeri yardımlar ise artık özel yardım kuruluşlarınca gerçekleştirilecektir ( resmi açıklama aynen bu şekildeydi ) dersen; ben de sorarım sana: Baba sen, bunu ben yapacağım diyen adama niye tekme tokat girip salya tükürüğü bastın o zaman? . YA bi dur İbiş, senin değil elbette benim gelir. Var bu işte bir tuhaflık de mi İBİŞİM..
6- Şimdi, öğrencin gösteri yaptı diye verirsen soğuk suyu, verirsen zopayı; işçin ekmeğimi elimden alamazsın dedi diye, Allahın kışında Ankara'da denize pardon suni gölete dökersen hepsini, hızını alamaz üstüne de tazyikli su sıkarsan, gelene ayar gidene küfür çekersen; hiç kimseyi beğenmez herkese kulp kusur bulursan; insan gibi konuşmayı bilmez salyalarını saçarsan; daha dün, biz kaset maset kullanmayız der, sonra da meydanlarda bir yerlerini yırtarcasına eliineeeaaaa dilineaaaaaa belineaaaaaa hakim olacaeeaaakkssseeaaannn diye naralanırsan; "kadın, kadınlarımızzzz" der, "nooolduu kadınaaaaeeaaaa? " diye yine zangırdarsan elinde mikrofon; millete ananısını alıp gitmesini herkesin önünde yaka silkerek söyler sonra da analarımızzzz dersen, bankacıya ayar kesmez, kulüplere ayar kesmez, İzmir Atatürk stadına öldüm Allah Atatürk demez " Halkapınar Stadı" dersen... Ya sıkıldım İBİŞ daha var bir sürü şey.. Herkes her yerde okuyor bunları.. Ama diyeceğim o ki demeden bitmesin bu bölüm,
-SEN DEMOKRAT değilsin demektir KARDEŞİM.
 Senin deyişinle neydi len o hah anımsadım : Rahat disiplincisin...  Ahh be İBİŞİM... Ben, ANARŞİSTİM. Gelemem disiplinlere. Disipline ver beni İbişim.Yoksa bak, ben nasihatlere devam edeceğim. Hukuk diyordun dur ona da sıra gelecek.

NADİDE İBİŞİM, canım kahve istedi. Bugünlük belki de saatlik bu kadar. Okuyana da acımak lazım. Ben yine devam ederim.

12 yorum:

  1. ah be ustam yazmışsın da ibiş dediğin nasihatten ne anlar. ibiş işte. niyeti doğruyu bulmak, anlamak değil ki, işine geleni kabullenmek. gerçekleri, doğruları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek. bir ibiş yalanı öyle inanarak savunur ki, yalan olduğunu bir süre sonra kendisi de unutur. demagoji üstadıdır ibiş dediğin. aynı ibiş on yıl sonra şu an söylediklerinin tam zıddını savunur. büyük ibiş, küçük ibiş olarak ikiye ayrılır bunlar. büyükleri siyasetçi olur, belediye başkanı olur, ankara da kedi oynatıp, seçim öncesi balon falan patlatır. ibiş bu. ibişle tartışmaya mı girilir :)

    YanıtlaSil
  2. Ya biz anlatalım da..Baksana, bir tanesi tutturdu anlatamadın da anlatamadın diye. Adama ya anlatsam anlamazsın ki diyorum, arrkaik diyor. Arkaik ne lan? Arkeolojiyi bilirim de arkaik ne? Ben korktum bu arkaik lafından. Arkaik olmamak için anlatıyorum işte.:))

    YanıtlaSil
  3. Isin kötüsü o kadar da coklar ki artik..Kirmizi cizmeli kediye katiliyorum, her türlü yalani dolabi, yüzüne gözüne bulastirdigi demogoji taktikleriyle savunmaya kalkar,cikarlarina faydasi dokunan her tür sarta aninda uyum saglar,gözünün icine baka baka haysiyetsizligi savunur sana..

    YanıtlaSil
  4. Önce hoşgeldiniz.:) İsimleri durduk yerde İbiş değildir, tam da o saydığınız nedenlerden İBİŞ derim ben onlara.

    YanıtlaSil
  5. cok sevdim ben bu ibis serisini :)
    birde anarsistlik guzel sey be usta ;)

    YanıtlaSil
  6. Genelde sessiz daha doğrusu içses olp söylerdim bunları bu adamlara ama en sonunda patlattılar. İtaraf etmem gereken, sırf dolu dolu İBİŞŞŞ diyebilmek için yazıyorum.:)
    (Karga olmaktan kurtulmanı sağlayan tek şey, saat farkı.:)) )

    YanıtlaSil
  7. hahahaha zeki adamin esprisi de belli ediyor kendini guldurdun beni bol bol, ama bir anligina karga mi ne kargasi? demedim degil :)))
    ben burada aksam ustu kahvemi yudumluyorum naparsin :)

    YanıtlaSil
  8. Hah işte onu yani kahveni yudumladığını hesap ettiğim için yırttın.:) Afiyet olsun.:)

    YanıtlaSil
  9. Bu İbiş ibişliğinden hemen vazgeçmez canı sıkılınca bırakır bu oyunu bence :)

    YanıtlaSil
  10. Benim derdim bir tek İbiş ile değil. İbişlerle... İbiş/lik ile. Kaldı ki, "İbiş/lik" Onların sarf ettikleri kelimelerin yanında epey hafif ve naif bir tanımlama olarak kalıyor.
    Kant: Akıl, insani değerler toplamıdır, başka da bir şey değildir demiş.
    İnsani değerlerden bu derece uzaklaşıldı mı ucu Sobibor'dur, Auchwitz'dir; Saray Bosna'dır,Srebrenica'dır, Ruandadır; Sudan'dır, Halepçe'dir; Kamboçyanın Ölüm Tarlalarıdır.
    Gulag Adalarıdır.
    Kelinski Ormanlarıdır.
    Sivas-Maraş-Çorum'dur.
    Sivasın-Maraşın-Çorumun Türk/İslam Örf ve Adetlerinin neresinde yeri var? İnsanlık ile ne ilgisi var?

    YanıtlaSil
  11. Çay içer misin, Yasemin çayı.Kendi ellerimle yetiştirdim.:)))))

    YanıtlaSil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)