18 Mayıs 2011 Çarşamba

CLAİRE/ Bölüm-2/5

   Ya da ben öyle sandım; çünkü Onu gördüğümde epey uzaktan, hızla yürüyordu poker oynanan masaların olduğu bölüme doğru. Sağa sola bakmıyordu, gözlerden oluşan tüm barikatları sadece basit bir vücut teması ile aşıyordu sanki. Yürüdü ve gitti. Ben, sadece arkasından bakakaldım. İzleyebildiğim, derin dekoltesinden taşan o krem karamel tenli  sırtıydı. Elimdeki viski bardağında ne var ne yok yuvarladım ağzımdan aşağı. Boğazım yandı. Ucuz viskiydi.  


Gözlerim asılı kaldı arkasında. Sırtında. Ten renginde. Yürümek istedim, ayaklarım kalkmadı yerden, direnişe geçmişlerdi. Elimdekileri bırakmak istedim, belki ağırlık yapıyordur diye. Bırakacak yer arandım bulamadım. Kalakalmıştım. Beynim ileri doğru vücuduma hamle yaptırıyor, ayaklarım ise direnişe geçmiş yapıştıkça yapışıyor yere. Üstüme başıma baktım, normaldi. Duvarları kaplayan ayna arandım bir an, bulamadım. Ter bastı, ensemde ter damlası serinliği. Yine yürümek istedim, olmadı; imdadıma garson kız yetişti. Sarışın olmayan. Elimdeki bardağı fırlatıverdim tuttuğu boş tepsiye. Tekrar denedim. Bu sefer ayaklarımın direnci kırılmış ve yerden havalanıvermişlerdi ileriye doğru hamle yapmak için. Yürüdüm. Doğrultumda yürüdüm garsonları, müşterileri sıyırarak; her adımda hızım artıyordu. Gözlerim panikte, hızla devriliyordu. Devrilirken kırılacakları hesaba katmadan devriliyordu. Bir sağıma, bir soluma. Sırtlarda geziyordu ne kadar açık, ne kadar dekolte ya da ne kadar   kapalı ayırt etmeden. Poker masalarının yerini görmüştüm daha önce,  kendiliğinden dümen kırdılar. Yaklaştıkça canlanıyordu bacaklarım, on yaş gençleşmişçesine. İlk masayı geçtim, ikinciyi de. Masadakiler kalın, güzel, bakımlı. Makinelerin başındakiler gibi değil. Krupiyeler de öyle. Daha güzel ama daha genç değil. Yüzleri mimikli. Kâğıtları hızlı dağıtıyorlar. İnsanlar izliyor oyunları ama belli mesafeden. O yüzden zor ilerliyorum, sinirleniyorum. Birisine omuz atıyorum. Ters ters bakıyor. Ben daha ters bakıyorum. Sanki vurabilecek. Yürüyorum arkada masa var, görüyorum. Birden.. Gözlerim orada kalmış. Gözlerim bana işaret ediyor, ıslık çalacak, korkuyorum duyacak diye. Anlayacak sırtındaki gözlerimi. Yaklaşıyorum. Ayaklarım yerde değil, hissetmiyorum zemini. Gözlerimin asılı kaldığı  sırtın arkasındayım. Aldığım nefes, hava değil. Başka bir şey bu. Parfümü. Önümdeki kadını itiyorum. Masanın hemen arkasındayım artık. Yanı dolu. Diğer yanı da. Kalkmaları lazım. En iyisi krupiye yerini bana bıraksın.  Tüm fişleri Ona vereyim. Fişlerin arasına karışırım. Duruyorum. Tam arkasında. Nefes almıyorum artık.
“Bayım, oturmayacaksanız lütfen izin verin, bekleyen misafirlerimiz var”
    Nefesimi tutarken bayılmışım, hemen önümdeki oyuncunun kalktığını fark etmemişim. Masayı izleyenlerin arasından sıyrılıp o kadar öne çıkmışım ki, krupiyer benim sıra bekleyen oyuncu olduğumu sanmış. İnsanların daha doğrusu kifayetsiz kumarbazların gözleri ile boğmak için çaba harcadıkları bu durumdan, ya boşalan yere oturarak kurtulacaktım ya da arkamda kalan insanlara yer vererek. O şaşkınlıkla ben ikincisini yaptım. Bünyem, kaldırmamıştı daha fazlasını. Kendime gelebilmek için biraz masadan da uzaklaştım. Bu kadar yakın durmak, dikkat çekmişti. Herkesin bana baktığını düşünmeye başlamıştım. Onun da tabii. Kim olduğunu bilmediğim, beni kendimden geçiren kadının  bana bakmasını elbette isterdim ama şu anda ve böylesi gerekçe ile değil. Biraz geri çekildim, casinonun içinde sanki ring seferi yapan belediye otobüsleri gibi gezen garsonların taşıdığı tepsiden yine viskiyi kaptım. Kaç olduğunu saymıyorum artık. Koca bir yudum yuvarladım, cesaretimi toplayıp alev fışkıran tarafa doğru devirdim gözlerimi. Zor iştir, kafa sabitken gözleri devirmek. Göz kapağınızın arkasından görmek gibi bir şey.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)