2 Mayıs 2011 Pazartesi

BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ

Değil mi?
Çok zaman oldu.
Tuhaf...
hiçbir şey bilmezken varlığında; herşeyi bilir olmak yokken sen.
Saçların uzardı, bilmezdim. Şimdi biliyorum uzuyor,
                                          çizgileri, gölgeleri yüzünün; değişiyor.
Çocuk büyüyor, kucağından koltuğuna geçti.
Oynadığı masadaki telefon değil artık,
                                kağıt ve kalemlerin.
  Etek boyu ve renkler aynı ama, onlar değişmemiş.
    Belki biraz daha kadın, belki biraz daha emin.





Ben?
Gördüğün gibi;
saçlar daha beyaz.
Biraz kilo, çizgiler çokça.
        Sakal da bıraktım ara ara.

Kitap okurken uyuyakalıyorum bazen;  rakı,
                                               üç duble en fazla, devamı sarhoşluğa giden yol.
    Zaman, yaramaz çocuk; durduğu yerde durmuyor ki.
  

Ama,
Çığlarla boğuşmaya devam ( değişmeyen şey ),
                                    ve hâlâ huysuz; kavgalı pabucu ile.. gülme...
                                               
  
Geçenlerde Chat Baker dinledim, gülümsedim.
Sonra,
    o son şarkı hani;
alıntılandığı şiire ras' geldim, okudum yeniden.
Şiir iken daha güzel, müziği kendinden.
Bir türlü okuyamadığım o yazarın kitaplarını da okudum başardım sonunda.
Boşa telaşmış, bir şey olmadı. Hep bir telaş hali değil mi zaten…
Gereksiz özen oysa…
Çok konuştum yine, bitmesini bekliyorsun biliyorum.

Özlemişim, ağır içişini çayı-sohbetini.
                                       Uzatma arayı,
 aramamı da bekleme; yine gel.

 NİSAN 2011









        

17 yorum:

  1. Eline sağlık Avram, sessiz mırıldanmalar halinde yazılmış satırları hep sevmişimdir... bir merhaba der, gider ama iz bırakır.

    YanıtlaSil
  2. Sessizlik kaldı zaten elde, bağırıp çağırsan haykırsan ne değişir ki?
    Kendi kendine mırıldanıyorsun işte..Tüm yapabildiğin bu. Gerçi, Fazlasını yapmanın bir anlamı da yok sanırım. İnsan yoranmaktan başka. Çay, sigara ve mırıltı. En iyisi bu. Ruhu dinlendiriyor. Yorucu bir haftaydı, yorucu bir haftasonuydu. Her anlamda...

    YanıtlaSil
  3. Sezer gibi ben de sessiz mırıldanmaları sevenlerdenim hiç bitmediğinden olsa mırıldanmalarım.
    Senin sayfan tempoma çok ne zaman gelsem akşam bir daha bak diye ayraç koyup gidiyor erteliyorum:(

    YanıtlaSil
  4. Ağzındaki banttan belli mırıldanmayı sevdiğin.:)
    Valla benim adım Hıdır, elimden gelen budur.:) Daha kısası çıkmaz.:)
    Niye okursunuz gerçi onu da anlamam bir şeye benzediği yok ama illa okuyacağım diye deli zoru varsa en iyisi kopyalayıp kenara kaldırmak. Ha bir de benimkilere uzun diyorsun ya, sana bir blog adresi vereyim de gör. Benim bile soluğum kesiliyor bazen okurken.Başını kaçırdığım oluyor.Ama güzel yazılar. Yaşına göre müthiş.

    YanıtlaSil
  5. güzel de şu yazı karakterini değiştir be usta. bu ne böyle. I'larla N'ler yanyana gelince M oluyor. okuyana kadar gözüm yaşardı. olmaz ama yani cık cık cık.

    YanıtlaSil
  6. Ayraç kullan kolay okunuyor o zaman.Gözlük diyeceğim, olmaz işe yaramaz. Ayrıca bir de gölüklü kırmızılı çizmeli kedi demek zorunda kalacağım iş çığrından çıkacak.Sen iyisi mi ayraç kullan.

    YanıtlaSil
  7. sen o ayracı al usta... götür kitabının arasına koy. bunun benimle değil, yazı karakteriyle ilgisi var. sana şurda güzel bi tavsiyede bulunuyoruz ala ala yeaaaa.... hadi kaybol şimdi.

    YanıtlaSil
  8. Güya ihtiyarladı...Yok, düzelmez bu.

    YanıtlaSil
  9. yamuğu olan düzelir usta. benim maşallahım var. keşke bütün insanlık benim gibi olsa. kediyim ama muhteşemim.

    YanıtlaSil
  10. Olgunlaşır büyür anlamındaydı o..Düzeltelim o zaman: Güya ihtiyarladı..Büyür demiştik.Yok, büyümez bu.

    YanıtlaSil
  11. o kadar sakin ki dizeler
    cümleler o kadar olmuş, bitmiş, kabullenmiş
    sessiz sedasız ve kendi kendine ki
    ama satır aralarında saklı bir hüzün var inceden
    iğne iğne batıyor insanın içine sanki...
    ya da ben öyle hissettim...

    neyse diyeceğim o ki
    ben bu şiirimsiyi çok sevdim.

    yazan yüreğine sağlık be usta...

    YanıtlaSil
  12. Hayatın getirdiklerinin kabullenişi var elbette. Başka türlü olmaz ki zaten, o sohbetin yapılabilmesi. Zaman, o kabullenişleri de getiriyor. İstesen de istemezsen de. Bu bilgi öğrenildikten sonra ancak o dinginliğe de ulaşabiliyorsun. Hep derler ya, zaman en iyi ilaçtır diye. Kabullenmiyorum ben bu asla! İlaç olan bir şey olmadığı gibi zamandan da kaynaklanan bir durum dğeil ki bu. zaman sadece o bilgiye, ortada olan varolan bilgiye ulaşmamızın süresi. O kadar. Ha bazıları buna çok kısa sürede de ulaşabilir; şaşar kalırız.Bazılarımız için ulaşmak da, sindirmek de, kabullenmek de uzun sürer. Zaman ilaçtır demek, kol saatine penisilin muamelesi yapmaktan farksızdır.

    YanıtlaSil
  13. Zamanla geçer, derler. Geçer elbet. Ama, zaman geçer. Geçip gider üstüne bir çizik atarak. Bazen ekleyip sana, bazen senden birer birer çıkartarak. Zaman geçer gider hiç bakmadan ardına, geçmişe hiç takılmadan, seni hiç görüp duymadan. Ama sen geçmezsen eğer o zamandan, içindeki yaradan, acıdan, karanlıktan vazgeçip de kaldırmazsan eğer başını gökyüzüne, geçmez işte. Gerçekten bitmesi için zamanla değil, zamandan hiç değil, senden geçmesi gerek önce...

    diye yazmıştım ben de bir zamanlar...

    YanıtlaSil
  14. İyi yazmışsın. Doğru yazmışsın. Bazıları yok sayar geçer, bazıları deşer kanatır, sorgular sorar, dibine kadar iner kanatır, kabullenir-bulduklarını kabul eder. Hangisi sağlıklı ya da doğru bilmiyorum.

    YanıtlaSil
  15. O bant simge:))
    Tamam uzun filan okuyorum ama olmuyor telefon çalıyor biri geliyor hop kapa.
    Yoldaş sevgiler:)

    YanıtlaSil
  16. Te Allaam, fişini çek o zaman telefonun benim ne günahım var.:)))

    YanıtlaSil
  17. "özlemişim ağır içişini çayı sohbetini..."
    kahveyi iki kere içmeni üst üste...
    ne kadar çok şey var etrafta ama özlem işte orada öylece duruyor hep, azalarak değil çoğalarak üstelik
    her şey azalıyor sanki biraz ona bir şey olmuyor...
    çok güzel cümlelerin... çok.

    YanıtlaSil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)