13 Ocak 2011 Perşembe





  Durdum...Karmakarışık metinler iniyor dağın tepesinden.İnerken dağılıp gidiyor , tek bir sözcük bile kalmıyor geriye.Saf oksijenin tutuşması gibi yanıp gidiyor.
   
   Tek yapabildiğim ,  karmakarışık bir şekilde ardı ardına metin okumak.Ve bir kaç kitabın sayfalarında çırpınmak.O kitapların sayfalarından fışkıran mürekkepli matbaa harflerine yerleşmiş düşünceler  vücuda , ete kemiğe bürünüp , o bölük pörçük metinlerin satırlarına yapışıyor.Ben , ökseye yakalanmış kuş gibi kalıveriyorum.
    
  Ya bu metinler beni boğacak ya da ben yeniden yüzmeye başlayacağım , kulaçlarım düzgün ve ritmik;vücut gergin...

21 yorum:

  1. ben sana güveniyorum :))

    YanıtlaSil
  2. Önce merhaba,
    Metin,
    cümle,
    kelime,
    Ya usta tutmak gerek birini...
    bence kelimeden başlayalım..
    Kelimeyi tutabilirsek..
    her şeye hakim oluruz değil mi?
    Kelimeler bizi götürür...
    başka dünyaların kapılarına..
    saygı ve sevgi ile..

    YanıtlaSil
  3. Hahh oh be. Açtım ve okudum bitirdim...


    Yazının sonuna geldiğimde yüzmeye başlamışş bile dedim...

    YanıtlaSil
  4. Kelimelerin içine çektiği ve cümlelerle hızla bir nehirde akışa geçilen metinler yakalamak her zaman mümkün olmuyor. Ama yakalandı mı da, asıl o beni bırakmıyor sanki. Karşılıklı ve gönüllü tutsaklığın böylesine can kurban :)

    YanıtlaSil
  5. Küçükken boğulma tehlikesi geçirdim ben. Dört yaşında falandım. O yüzden ne zaman tatile gitsek, herkes suda gülüp oynarken ben uzaktan onlara bakıp sanki kumlarla çok eğleniyormuş gibi numara yapardım. Sonra sekiz yaşındayken falan (hiç yüzme bilmiyorum bu arada) zonguldaktaydık, teyzemleri ziyarete gitmiştik ve deniz kıyısındaydık ve kayalıktı ve dalgalıydı deniz. yosunlar vardı, hava rüzgarlıydı. galiba kasım ayıydı. piknik yapıyorduk işte. bizimkiler sohbet ederken öylece elbiselerimle, ayakkabılarımla daldım ben denize. niyeyse korkmadım o an. annemler korktu ama. yüzmeyi öğrendim. tamam yazdıklarınla alakası yok ama niyeyse bunu getirdi aklıma. bak şimdi kapat o ağzını. sürekli geyik yapmak zorunda değilim tamam mı!!!

    YanıtlaSil
  6. Genel bir açıklama yapayım müsaadenizle:)) :
    Öncelikle , yazı baştan aşağı bir kurmaca metin.Yani , herhangi bir özel durumu olmayan "iç dökme" hali değil.İlk harfinden son harfine kadar tamamen kurmaca.Bu durumda , beni anlatan bir şey yok metinde.
    Devamla ; yazı bir metin parçası olması nedeni ile okuması kolay ve açık bir metin gibi görünüyor.Görünüyor çünkü bu görünürlük te aldatıcı metnin bu bir nev'i "parça" metin olmasından dolayı.İçinde yer alacağı ana metnin , yani bütün içindeki anlamı ve/veya bütüne katacağı anlamı okumak gereken bir parça metin.Aslında bu bile eksik bir ifade sayılır.Çünkü parça metinlerin yanılsama kapasiteleri bir yana bütün içindeki anlamı yada bütüne verdikleri anlam , okuyucunun metine vereceği anlamdan daha az önem taşır. Kısacası hem şu ana kadar okuduğunuz yorumlar da hem de bundan sonra okuyacağınız (yazılırsa elbette ) yorumlar da tamamen metnin dışında , metni okuyanın algısı niteliği taşıyacağından , onlar da aslında birer metine dönüşmüş sayılır.
    HEr bir yorum/metine şimdiden eyvallah.

    YanıtlaSil
  7. Bir keresinde de köydeydik biz. severim köyümü. ortasından bir çay geçer. kaz sürüleri falan olur orda. işte ben de ordaydım. sonra sıkıldım halamın evine gittim. kazların yavruları vardı ve kazlar görünürde yoktu. ya da görünürdelerdi ama ben görememiştim. sevmek istedim yavrulardan birini. sevemedim. saldırdı o kazlar bana. nefes alamadım. korkmadım ama. sadece nefes alamadım. kalbimi hissedemedim. bacaklarımın acısını hissettim fakat. halam kurtardı beni. bacaklarımda izler hala durur ve ben hala nefret ederim kazlardan. lezzetli oluyorlar ama. nedense bunu da hatırladım okurken.

    YanıtlaSil
  8. Usta olmak kolay değildir öyle ..Hem biraz mücadeledir hem yüzmektir zaten burda amaçç .boğulmaksa yasak ..

    YanıtlaSil
  9. Önemli değil ki gerçekliği ya da kurmaca bir metin oluşu okuyup bıraktıklarını ortaya koymak önemli değil mi?
    Kurmaca değil gerçek olsa ya da öyle algılayanlar olsa şöyle başlanır
    Ah avram usta neyiniz var canınızı bu derece sıkan nedir yardım edebilir miyiz? falan filan falan... sürer gider.
    Yanarım yanarım da derdimi diyemeyişime yanarım...

    YanıtlaSil
  10. Nehir İda...VAllahi öldürcen sen beni.:)) VAllahi de anladım tillahi de anladım billahi de anladım derdini.:))
    Ama ben derdimi anlatamıyorum sana.:))) Ufak bir deney olarak al bu metni.İnteraktif bir deney.Yorumlarla birlikte sonunda (ki yarın olacak elbette açıklama kısmı ) benim bu metini yazarken anlatmak istediğimi de belirteceğim.Yazıcının meramı ile okuyucunun meramı arasındaki benzerlikler ve farklılıklar da ortaya çıkmış olacak.Bunu da ben sonra , atölye çalışmasında kısa bir sunum ile ortaya koyacağım.Sonra da o sunum ile birlikte orada sunulacak görüşlerin kısaca anlatımı ile birlikte belki bir de yazı çıkacak ortaya.
    Tüm sırrımı anlattırdın yahu.:)) ( Bunu da sırf sen boşanmayasın diye yapıyorum bak , kıymetini bil.:))) )

    YanıtlaSil
  11. oh rahatladım
    şiştim yahu. kısa yazın tamam mı?

    YanıtlaSil
  12. Emredersiniz komtanııımmm.:))

    YanıtlaSil
  13. Dün bloglardan birinde bir yazı okudum.Kadın seksen yaşında öğreniyordu arı sokmasına alerjisi olduğunu. Öğrenip ölüyordu. Keşke ben de o yaşta öğrenseydim diye düşündüm senin yazını okuyunca. Daha az şeye dikkat etmek zorunda kalırdım bu kadar yıl.Bunları da getirdi yazın aklıma...

    YanıtlaSil
  14. Hadi ben çakıyorum ne yaptığını da , millete yazık...O yorumları okuduktan sonra eyvah gitti bizim kedi demeye başlayacaklar.:))

    YanıtlaSil
  15. Allah Allah ne yapıyormuşum ki? Sadece yazının bana düşündürdüklerini yazıyorum puhahaha:)))))Sana da yaranılmıyor be Usta:DDD

    YanıtlaSil
  16. Avram Usta anlatmak istediğinizi gayet güzel bir şekilde dile getiriyorsunuz.Her daim takipçiniziz.Sizden öğreneceğimiz çok şey var.sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  17. Durdum… Karmakarışık damlalar iniyor yine gökten: kar, yağmur. İnerken birbirlerine karışıyorlar. Bir sözcük bile bulamıyorum onları yaklayıp hapsetmek için: dur ! Eriyip gidiyorlar.

    Tek yapabildiğim durup hayal etmek: Onları görüyorum, benim olmalarını istiyorum, hep benimle kalmalarını. Ama ayrı ayrı, kar ve yağmur olarak…Saklayıp mikroskop camları içinde, herkese göstermek; bakın bunlar benim, ben yakaladım demek…

    Ama tek yapmam gereken düşünmek: Nasıl başaracağım bunu?

    Ya bu hayallerde kaybolacağım- kibritçi kız gibi- ya da bir laboratuvara kapanıp işe koyulacağım.
    :)

    YanıtlaSil
  18. HAftasonu oydu buydu derken...Ancak dönebildim.Çok fazla diyecek bir şey yok aslında.Zaten , erken horoz misali geçen hafta yorumlara cevap yazarken zaten söylemişim meramımı.Kısacası , yazının yani metnin okuyan üzerindeki etkisidir esas olan.En sık duyduğum cümle yazıcılardan , "yazarken ben bunu düşünmemiştim" cümlesi oluyor.Dün gece , bir başka parça üzerinde konuşurken gecenin bir saati , neden o cümlenin çok sık söylendiğini de anladım.Bazen , öyle bir tümce meydana getiriyorsunuz ki , devam etmek gerekiyor.Bir tür buluş gibi.Ağır aksak ta olsa bir şekilde o tümcenin devamı getiriliyor.Mutlaka genel bir maksadı anlatmak istedikleriniz var yazıda.Ama yazı , sizin yazdığınız sözcükler olmaktan çıkıp okuyan kişinin zihninde yepyeni yankılar buluyor.Dokunmaya uyarmaya çalıştığınız duyguların okuyanın üzerinde , tsunami etkisi yaratabiliyor ve yazarken düşünmenize olanak olmayan dalgalara yol açabiliyor.
    Sevgili N.Narda , devamını harika getirmiş.

    YanıtlaSil
  19. Hani bazı yazarlar demiş ya, yayınlandıktan sonra artık okuyucu kadar çoğalıp farklılaşıyor kitabım, benim olmaktan çıkıyor diye...

    YanıtlaSil
  20. Kişisel düşüncem , öyle de olması gerektiği...Kitap yazı , metin her ne ise , okuyucunun olur.Yazıcı olsa olsa , yazdıkları ile klavuzluk eder.

    YanıtlaSil
  21. Çok eskiden bizim okulda bi Zindirik Killo vardı. çocuğun asıl adı Bilal'di ama biz Zindirik Killo diyorduk. Neden bak hala bilmiyorum. Öyle demişiz ve kalmış. Bilo'ya ve hatta Billo'ya bile razıydı bence ama biz inatla Killo diyorduk. Zindirik'in anlamını bilen bir insan evladı olduğunu da sanmıyorum. Her tenefüs en az üç tane şişe kola içerdi Killo inanabiliyor musun. Yaaa yaaa....

    YanıtlaSil

Etiketler

ADAM VAR (1) AFORİZMALAR (3) Akçay Günlüğü (1) ANLATI (17) ARTUNÇ BEYİN DEHŞETLİ SON GECESİ (1) BANA DAİR (12) BEN BİRİSİNİ ÖLDÜRDÜM (1) BERGAMA-1965 (1) BİLGİNİN VE SANATIN MÜLKİYETİ OLMAZ (1) BİR ADAM/GÖLGELER İÇİNDE (1) BİR ANLATI ÜZERİNE SERBEST SALINIMLI ( GECİKMİŞ) DÜŞÜNCELER (1) BİR MAYIS (1) BİR TANE (1) BİR YAZ GÜNÜ RAPSODİSİ (5) BİRİ/HEPSİ/HİÇBİRİ (1) BOSTANCI RECİİNİN OĞLU TAKSİCİ NUMAN (1) BRİ METREKAREDE HAVA VAR (1) BUGÜN ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLACAK (1) BUNU GÖRÜYON MU (2) CELLAT (1) CİCİLERİ SEVELİM (1) CİNAYETİ GÖRDÜM AMA TANIK OLMAM (4) CLAIRE (8) ÇÜRÜK AŞK HİKAYESİ (1) DENEMECE (4) DENİZ MORALIGİL İMZA GÜNÜ (1) DERNEK (2) DOSYALARI HAVALANDIRMA ZAMANI (1) DÖNEN DÖNENE (1) DUYURU (7) DÜĞÜN (4) DÜŞ KAPISININ MANDALI: FANTASTİK EDEBİYAT (1) EDEBİYATA DAİR (52) EDERLEZİ (1) FARFARA TEYZENİN BİTMEK BİLMEZ EFSUNLARI (1) FUNDA ÖZŞENER (1) GAITASINI ÇIKARTMAK (1) GÖKDELENİN TEPESİNDEN DÜŞÜYORSAN DEBELENMEYECEKSİN (1) GÖRÜŞ/MEK (1) GÜNCEL (3) HUKUK (1) İBİŞE NASİHATLER (4) İDA RÜZGAR LESBOS (1) İHSAN OKTAY ANAR (1) İKİ FİLM BİRDEN (1) İZMİR FELSEFE GÜNLERİ (4) İZMİR KİTAP FUARI (1) KARŞIYAKA (1) KAYIP CÜZDAN HİKAYESİ (1) KEDİ KİTABEVİ (2) KELİME KELİME ANLAT DESELER (1) KENDİME DAİR (11) KİTAPLAR (2) Komünist Partisi (1) KORUYALIM (1) KUM TORBASI (1) KÜÇÜK BİR YANLIŞ ANLAMA (1) MAROON AĞLARINI ÖRÜYOR (1) MAROON IS NO:1 (1) MARTI ÇIĞLIĞI VE GAZETE VE... (2) Mektuba Bağlanmış rüya (1) MODERN ZAMAN VAKANÜVİSLERİ (1) OLDU MU BÖYLE OLACAK (1) ÖYKÜ (26) ÖYKÜ OKUDUM BUGÜN (1) PİTKİM VE SALYANGOZ KABUĞU (1) PRESTIGE (1) ROMAN YAZDIM (1) SADIK YEMNİ (1) SAVUN-MA (1) SENİ SEVİY... (1) SEVİŞGEN RÜYA (1) SIZINTILAR (6) SİNEMAYA DAİR (11) SON ÇALIŞMA (1) SÖYLEŞİ (1) SURATINA SURATINA (1) sürrealist mahallenin olmayan efkâr-ı umumiyyesi (6) ŞANSLI ADAM (1) ŞİİRİMSİ (23) TAM ŞU ANDA (1) TEHDİT EDİLDİM (1) TİYATRO (1) TOPRAK KEMİKLERİMİ ÇAĞIRINCA (1) Türk Yargıçları (1) YAŞAMA DAİR (65) YEMEK (1) Yol-Tütün-Yorgunluk (1) YUNAN USULÜ (1) ZAHİRİ HANIMIN TEFTİŞ GÜNLERİ (1) ZEHRİMİZ EŞİT; FARKIMIZ FİYATIMIZDA (1)